Slice of Living 2018

Yumuşak Minimalizm

İzleme deneyimini günlük yaşamla harmanlıyoruz

Tasarımcıların nelere odaklanmaları gerekir? Temel hususlardan biri, TV’ler için yaşam alanlarında rahat, doğal noktalar bulmak ve cihazları günlük yaşama “yerleştirmek” için yöntemler bulmaktır. Bu vizyon, izleme deneyimini derinleştirmek için kıvrımsız konfigürasyonlarla sıcak, davetkar şekilleri ve desenleri birleştiren bir konsept olan “Yumuşak Minimalizmi” beraberinde getirmektedir.

Uyum ve vurgu arasındaki boşluğu dolduruyoruz

Tasarımcılar TV’leri yaşam alanlarıyla harmanlamanın yöntemlerini ararken bir sanat eseri ilham kaynağı olabilir. Sanat eseri ve heykeller, dikkat çekici görsel niteliklerine rağmen alanın doğal sakinleri gibi davranmayı başarabilir. Sanat, görünüşte iki aykırı özellik gibi duran “uyum” ve “vurgu” öğeleri harmanlayarak alanları konfor ve lüksle öne çıkan benzersiz tonlarla doldurur. “Yumuşak Minimalizm” konsepti, zarif ve fark edilebilir olanı gerçek bir nesne olarak TV’nin görünümünde bir araya getirmeye odaklanır.

Uyumlu: insanlar ve TV’ler için önemli bir kalite niteliği

TV’ler söz konusu dengeyi bulduğunda daha fazla konfigürasyon seçeneği mümkündür ve bu özgürlük, TV’lerin günlük yaşama daha fazla işlemesine yardımcı olur. Böyle bir yakınlığı gerçeğe dönüştürmek için bir TV tasarımı sıcaklığa sahip olmalıdır. Etrafıyla ilişkisini koparmış, sade bir kişi, etrafta kendini rahat hissetmekte zorlanabilir. Aynısı TV’ler için de geçerlidir: Minimalist tasarımlar insanların kendilerini izleme deneyimlerine kaptırmasında büyük öneme sahip olsa da, minimalizm fazla zorlandığında tasarımların soğuk ve cansız bir his uyandırma riski vardır.

Minimalist konfigürasyonu hafifletmek için zarif detayları, uyumlu malzemeleri, desenleri ve sıcak tonları kullanan “Yumuşak Minimalizm” yaklaşımının temalarının ardında yatan temel dayanak budur. Sonuç mu? Açıldığında, görsel deneyimin gücünü en üst düzeye çıkarmak için ilgili olmayan öğeleri ortadan kaldırarak ağızları açık bırakan, kapatıldığında da bir sanat eseri gibi ortamla harmanlanarak konforlu bir duruş sergileyen bir TV. Sadelik ve konforun her şeyden önemli olduğu bir çağda yaşıyoruz. Bundan yola çıkarak, “Yumuşak Minimalizm” konsepti, bir TV’nin neye dönüşebileceğini yeniden şekillendiriyor.

Çelişkilerden yeni bir değer doğurma yöntemi

Tasarımın zıt, çelişkili ve paradoksal unsurlarında her zaman yeni deneyimler ve yeni değerler bulmaya çalışıyoruz. “Yumuşak Minimalizm” konseptinde temel olarak “beyaz siyah” kullanılmaktadır. Diğer yandan, bu konsept güçlü bir görsel varlığa sahiptir; ama bununla birlikte alanlarla havalı, içe dönük bir video sistemi hissiyle harmanlanır. Bizim için odak noktası, bu iki zıt boyut arasında denge sağlayacak ve günümüzün yaşam tarzlarını vurgulayacak bir TV geliştirmekti.

Tako, Baş Sanat Yönetmeni

Yumuşaklık ile biçimlendirilmiş minimalizm

OLED ekranlı AF9, izleme ve dinleme deneyimlerini ustalıkla birleştiriyor. Üstelik tüm bunlar yalnızca tek yüzeyli ekranda toplanıyor ve ekran arkada bulunan tutturma standı dışında hiçbir ilave içermiyor. Aktüatör ve subwoofer standın içinde yer alıyor. Yuvarlatılmış bir çerçeve ve kumaş kaplı arka panel, bu TV’nin biçimine ve malzemelerine yumuşaklık kazandırıyor. Bu özellikler AF9’un hem çevresi ile ahenk içinde olmasını, hem de varlığını güçlü bir görsellikle ilan etmesini sağlıyor.

Ekran kapanır ama tarz devam eder

Yaşam alanındaki her şeyin özel işlevi yoktur; örneğin sanat eserleri ve heykeller aslında bir şey yapmaz. TV de kapalıyken bu kategoridedir. Sanat eserleri sadece görünümleriyle enerji ve zenginlik sağlar; biz de bu hissi TV’de yaratıp yaratamayacağımızı görmek istedik. Bu nedenle “Yumuşak Minimalizm” yaklaşımını yeni bir perspektifle oluşturduk. TV’nin fiziksel görünümünü ortadan kaldırılacak dikkat dağıtıcı bir unsur olarak görmek yerine, anlamlı bir varlık olarak değerlendirdik.

Yokota, Sanat Yönetmeni

Alanı vurgulayan, seyre değer bir varlık

Tıpkı muhteşem bir heykel gibi duran BRAVIA® stant, altta yatan yüzeye ayrı ayrı noktalarda temas eden kare biçimli metal çubuklardan meydana gelen sade bir yapıya ve ancak sanat galerisi sergilerinde karşılaşacağınız benzersizlikte denge ve gerilim hissiyatı oluşturan bir tasarıma sahiptir.

Sabitlik sağlamak için ters V şeklinden yararlanan sağlam konstrüksiyonu sayesinde, bu stant TV’nin farklı yerlere yerleştirilebilmesine ve yaşam alanlarının estetiğine zarafetle uyum sağlamasına olanak tanır.

Bu BRAVIA OLED TV, biri stant diğeri ekran için olmak üzere iki panelli minimal bir yapıya sahiptir. Ekip, panellerin kenarlarını yuvarlayarak daha hafif ve havadar bir his yaratmak için cihazın zarif konfigürasyonunu vurgulamıştır.

Konforlu beraberlik

Genellikle, bir yaşam alanında farklı şeylerin birleştirilmesi ve karıştırılması tüm odayı bir araya getiren unsurlardır. Bu tamamlayıcı heterojenliği BRAVIA®’ya taşımak amacıyla tasarım ekibi, görsel açıdan birbirinden tamamen farklı iki unsur olan stant ve sound bar gövdesinin açılarını hizalayarak konforlu bir uyum yaratmıştır.

El yapımı sanatın pürüzsüz, zarif konturları

İster elinizde bir tabak tutuyor ister bir sandalyede oturuyor ya da bir aleti kavrıyor olun, el yapımı şekiller mükemmel uyum sağlama konusunda doğal bir beceriye sahiptir. BRAVIA® tasarım ekibi, yumuşak, zarif bir form yaratmak için çerçeve ve sound bar gövdesinin köşelerini yuvarlama gibi çeşitli ince ayarlarla bu hissi yakalamaya çalışmıştır.

İşlevsel güzelliği ortaya çıkaran desenler ve malzemeler

BRAVIA® tasarımcıları, yenilikçi yaklaşımlarını TV’nin arka paneline taşımıştır. Tasarım, geometrik desen ağlarından oluşan soğutma aralıkları ve terminal kapakları içermekte olup örneğin TV’nin önden olduğu kadar arkadan da şık görünmesini sağlar. Aynı zamanda sound bar, bileşenlerin işlevsel amacını görsel bir dokunuşla güçlendiren ve aynı zamanda genel tasarım ve çevredeki alan arasındaki estetik uyumu zenginleştiren farklı malzemelerin benzersiz bir birleşimine sahiptir.

Temel nokta dengeyi bulmaktır

Bir sound bar, bir TV’nin kendi başına üretemeyeceği türde ses üretebilir ve çok fazla çaba göstermeden sesi yüksek boyutlarda işleme kapasitesine sahiptir. Sound bar'ı tasarlarken, görünümünü, TV ile yakınlığını ve iç mekanla uyumunu yerli yerinde düzenlemek için daha yüksek bir düzen dengesi bulmaya odaklandık.

Wada, Üst Düzey Yönetici

İnsanları ve TV’leri daha sıcak, daha rahat bir ilişkiyle bir araya getiren BRAVIA® tasarımı, yaşam alanlarında izleme deneyimi bakımından ileriye atılan bir adımı temsil ediyor.