İçeriğe Atla

YAŞAMDAN KESİT

Tek Parça

Tek Parça deneyiminin sanatsal estetiği

Yaşam alanı bağlamında TV, bir sanat eseri, kullanıcıların tecrübe edeceği bir unsur olabilir. Sony, alanı sanatsal bir ambiyansla dolduran, yeni, yenilikçi bir TV tasarımıyla bu fikri gerçekleştirdi.

A1 Serisi

Tek parçalı tasarım eşsiz zarafeti

Yaşamdan Kesit konsepti, her zaman ideal "oturma odasının" bir parçası olmuş unsurları ve tarzları alıp çevreleriyle doğal bir uyum yakalayacak ürünler üretmek için yeni şekillerde yeniden düzenliyor. Bu merkezi niteliğin özüne inmek istedik. TV estetiğini, geleneksel mobilya ve iç mekan tasarımı alanının ötesine taşımak istedik. Ulaştığımız nokta, bir ürünü yoğunlaştırarak tek parçaya indirgeyip kullanıcıların bir sanat eseri gibi deneyimlemesi için ürüne doğal bir zarafet kazandıran Tek Parça konseptiydi. Standart TV tasarımı protokolleri artık geçerli değildi. Yaşam alanlarını dönüştürebilecek bir tasarım yaratmak için, tasarımın ne yapması gerektiğini biliyorduk: TV'yi bir sanat eseri gibi şekillendirmesi gerekiyordu.

Sadelikteki saflık

Sanat, yalnızca görsel cazibeden çok daha fazlasıdır; bakanın bir şeyler tecrübe etmesini sağlar. Yeni TV'nin tasarım sürecini yönlendiren temel fikir buydu. Tek Parça kalıbında sade, minimal estetik ile ilgili konseptler üretmeye başladığımızda, tüm farklı işlevleri ekranın kendisine yerleştirmek için OLED ekran teknolojisini kullanabileceğimizi düşündük; bu yaklaşım aynı zamanda hoparlör, çerçeve veya stant gibi ayırt edici unsurlara olan ihtiyacı da ortadan kaldıracaktı. Ses için, ekrandaki titreşimlerle ses üreten, yeni ses teknolojisini kullanarak sesi ekranla bütünleştirdik ve görsel deneyim ile işitsel deneyimi tek parçada bir araya getirdik. TV'nin duvara montaj kurulumlarında da şık, doğal bir yapısı olması gerekiyordu; bu yüzden bir ana ekran parçası ve arkada bir destek parçasıyla genel yapıyı minimum düzeyde tuttuk. Tasarımla ilgili söylenecek her şey bu kadar. Görüntü, ses ve tasarım estetiği: bu üç bileşen birleşik bir bütünde bir araya getirildiğinde, gereken her şey elde edilmiş oluyor. Olabilecek en saf Tek Parça deneyimi bu.

En üstün deneyim için en üstün sadelik arayışı

Bizim işimiz, en üstün izleme deneyimini nasıl elde edeceğimizi bulmaktı. Kendimize sorduğumuz soru çok basitti: en temel seviyede bir ekrana ne gerekir? Konvansiyonel stant ve çerçeve yapısından uzaklaşıp genel deneyimi yeniden tanımlamamızı sağlayacak, yepyeni bir şekil faktörü oluşturmamız gereken noktaya kadar geldik. TV'lerin görünümünü değiştirebilirsek insanların yaşam alanlarını planlama şekillerini ve hatta günlük hayatlarını yaşama şekillerini değiştirebileceğimizi düşündük. Bu estetik dönüşümü başarmak için, maksimum sadelik ile örnek niteliğinde bir izleme deneyimini birleştirmeyi seçtik. Bu tasarımla, insanlar yaşam alanlarını şekillendirirken yeni bir olanaklar dünyasını keşfedebilecek.

Tako, Baş Sanat Yönetmeni

Yapısal güzelliği güçlendirmek için cam kullanmak

Tek Parça konsepti, TV tasarımından tüm ikincil unsurları çıkararak, kullanıcıların kendilerini daha çok izleme deneyimine kaptırmalarına olanak sağlıyor. Bu minimal tasarımı gerçeğe dönüştürmek için, başladığımız noktaya geri dönüp TV yapısının tamamını elden geçirmeye karar verdik. Örneğin, kaplamayı ve terminalleri, yani normalde TV'nin arkasını işgal eden bileşenleri alıp arka destek parçasının içine koyarak ekrana daha ince bir profil kazandırdık. Bu arada cam kaplama, yapıyı daha fazla güçle destekliyor ve zarif, parlak bir son dokunuş oluşturuyor. Üstelik Tek Parça görünümü her açıdan geçerliliğini koruyor. Kenarların eğik açıdan bile olsa görüş alanında kalmaması için, arka parçayı mümkün olduğunca dar tuttuk. Bir başka odak noktası da ekranın eğimiydi; bu konuda, ekranın doğal bir açıya oturtulması ve kullanıcılara rahat bir izleme deneyimi sağlaması için bazı düzeltmeler yaptık. Bu farklı ayrıntıların tümü eksiksiz, asgari bir tasarımda bir araya getirilince TV, şık ve tek parçalı siluetiyle yalnızca bir sanat eserini hatırlatmaktan çok daha fazlasını yapıyor. Aynı zamanda, sadece köşeye değil, odanın her yerine uyacak estetik çok yönlülüğü taşıyor ve ister duvarda ister düz yüzeyde olsun, her kuruluma uyum sağlıyor.

Sony A1 TV
Sony A1 TV
Sony A1 TV
Sony A1 TV

Yaşam alanlarından öğrenilen kontrast malzemeler

TV'nin eşsiz görüntü ve ses füzyonu, yaşam alanlarıyla uyumlu olmalıydı. Bu da malzemelere kadar her ayrıntının doğru üretilmesi anlamına geliyordu. Ekranın kenarlarındaki alüminyum kaplamada, cam malzemeyle uyumlu olan ve yine de mütevazı, ince dokudan ödün vermeyen bir parlaklık elde etmek için boya ve kimyasal ciladan oluşan mükemmel kombinasyonu bulduk. Ekip, arka yüzeyin ortasında yer alan titreşimli hoparlörleri de optimum ses için alüminyumla yatay, düz bir çizgi oluşturacak şekilde düzenledi; bu tasarım özelliği yalnızca TV'nin gücünü arttırmıyor, aynı zamanda ürüne daha ince bir görünüm kazandırıyor. Destek parçasında, camla kontrast oluşturacak, yumuşak görsel dokulu bir kumaş malzeme kullandık. Kumaşın işlevsel bir amacı da var: daha derin bir işitsel güç için, arka paneldeki subwoofer'ın basını da azaltıyor. Kumaştan cama ve alüminyuma kadar, yaşam alanlarında dikkat çeken malzemeleri çeşitli bir karışım oluşturacak şekilde bir araya getiren bu TV, çevresindekilerle doğal bir uyum yakalıyor.

İşbirliğinden en iyi şekilde faydalanmak

Tek Parça fikriyle, anahtarın ne olacağını biliyorduk: sadelik. Şekil sade olmalıydı, ayrıntılar sade olmalıydı. Ama TV tasarımındaki onca farklı unsuru düşününce, tasarımın optimum hale getirilmesi de kendine göre zorluklar getiriyordu. Bize göre, çeşitli malzemeler arasında doğru dengeyi bulmak, dokulara doğru uyumu kazandırmak, büyük bir subwoofer'ı ince bir yapıya sığdırmak ve arka yüzeyin tamamında güzel görünecek, kullanıcı dostu bir kablo yönetimi sağlamak çok zordu. İşte burada işbirliği devreye giriyordu; tasarımcılar ve mühendisler bir ekip oluşturarak, TV nihayet ideal tasarımına ulaşana kadar tüm zorlukların üstesinden birlikte geldiler.

Kuwao, Tasarımcı

Görüntü, ses ve görünüm: ne daha fazlası ne daha azı. Sony'nin yeni tasarımı, TV konseptini işlevsel ve estetik sadeliğin somutlaştırılmasına indirgeyerek, benzeri görülmemiş bir izleme deneyimi oluşturuyor. Tıpkı bir sanat eserinin galeriyi şekillendirmesi gibi, Tek Parça deneyimi de TV'lerin ve alanların etkileşimini değiştiriyor.