Şu hikaye tanıdık geliyor mu? Şehrin simge yapılarından birinin karşısındasınız ve orada sizinle birlikte yüzlerce fotoğrafçı var. Bazen seyahat ederken (hatta yaşadığınız yerde dolaşırken) herkes aynı şeyi aynı şekilde çekiyor gibi görünebilir. Aslında şehir hayatında bundan çok daha fazlası var. Davide Oricchio'ya göre bunu yakalamak için yapmanız gereken şey keşfetmek, etrafınıza bakmak ve yaratıcı olmak.
Deneyimli bir seyahat ve belgesel fotoğrafçısı olan Davide'nin yaklaşımının kaynağı yeni şeyler keşfetme arzusu. Tekrara düşmek istemiyor Davide. "Seyahatlerimde yeni kültürleri keşfetmeyi ve yerel halkla etkileşimde bulunmayı seviyorum, ancak bunları turistik bakış açısından farklı bir şekilde yapmaya çalışıyorum. Yeni yerleri keşfetmeme yardımcı olabilecek biriyle (genellikle bu kişi bir rehber oluyor) bağlantı kurmayı seviyorum ya da bu keşfi bambaşka bir şekilde gerçekleştirmek için yalnız gidiyorum. Böylece standart bakış açısından daha otantik olan farklı bir hikaye anlatabiliyorum."
Davide, bunun her yerde kullanılabilecek bir yaklaşım olduğunu ve ister yurt içinde ister yurt dışında olsun, keşif coşkusundan yararlanmayı içerdiğini söylüyor. Kısa bir süre önce memleketi Roma'da çekim yapan Davide'nin fotoğraflarına baktığınızda, dünyanın öbür ucunda çekim yaparken keşfedip ortaya çıkaracağı manzaraların tazeliğini görüyorsunuz. Davide bu konu hakkında şunları söylüyor: "Yeni bir yere gittiğinizde sürekli çevreye bakıp araştırıyorsunuz, her yerde farklılıklar görüyorsunuz, bu bana ilginç geliyor ve fotoğraf çekerken bu bakış açısıyla hareket ediyorum."
"Benim yaklaşımım tutkulu ve keşfe açık olmak ve kendi şehrinizin fotoğraflarını çekerken de bu şekilde davranmak. Odaklanmış halde olmaya devam edip bir bağlam içinde anları, ayrıntıları ve yaşam düzenlerini görmeye çalışmak lazım. Her şeyin yeni olduğunu hayal ederseniz çalışmalarınızda daha yaratıcı olabilirsiniz. Bunun büyük bir kısmı kişisel dokunuş, yeni bakış açıları, yeni yerler aramak, turistik yerlerin dışındaki alanları keşfetmek veya iyi bilinen yerlerin fotoğraflarını alışılmadık zamanlarda çekerek farklı bir havaya sahip olmalarını sağlamaktır.”
Davide yaklaşımının olabildiğince doğal olmasını istiyor. Çoğunlukla elde çekim yaptığı rahat bir süreci tercih ediyor ve genellikle FE 35mm f/1.4 GM kullanarak çok insani ve belgesel tarzında bir bakış açısı sağlayan bir lensle çalışıyor. "Şehrin akışını takip edip ayaklarımın beni nereye götüreceğini görmeyi tercih ediyorum ve bu şekilde anı yaşamak, belirli bir güzergahı takip etmekten daha ilginç sonuçlar veriyor!"
Davide sözlerine şöyle devam ediyor: "FE 35mm f/1.4'e gelince, bu lens şehrin daha gerçekçi bir yanını gösterebilen ama yine de güzel görünmesini sağlayan bir lens. Lensin verdiği görünüm ve sahneleri işleme şekli insan görüşüne çok yakın ve bu nedenle, örneğin çok daha uzun bir lensin çerçeveyi sıkıştırıp tam tersi bir etki yaratabileceği yerlerde harika bir belgesel havası sağlıyor. Aynı zamanda çok yönlü bir lens bu, çünkü FE 35mm f/1.4'ü portre çekimleri ve sokak fotoğrafçılığı gibi birçok fotoğrafçılık türünde kullanabilirsiniz; manzara veya röportaj çekimlerinde bile kullanabilirim bu lensi."
Lensi Alpha 7 IV gövdesine takarak kullanan Davide, seyahat fotoğrafçılığına getirdiği yenilikler için mükemmel araçlara sahip olduğunu düşünüyor. "Fotoğraf ve video çekimleri için tüm gün sadece tek bir gövde taşımam yeterli oluyor ve bu, seyahat çekimlerinde ağır çantalarla yola çıkan herkes için gerçekten çok önemli bir kazanç. Ayrıca Alpha 7 IV'ün gövde içi sabitleme özelliği sayesinde, elde çekim yöntemini kullanarak çok daha yüksek netlikte fotoğraflar ve sarsıntısız videolar elde edebiliyorum."
"Bir önceki modeline kıyasla daha yüksek bir çözünürlüğe (33 MP) sahip olan Alpha 7 IV bana daha büyük bir güvenle baskı alma olanağı da sağlıyor. Ayrıca bu makinenin verdiği renkler harika. Renk düzenlemesinden görüntülerimin canlılığında minimum düzeyde ayarlamalar yapmaya kadar her şeyi kendi düzenleme tarzıma göre mükemmel bir şekilde yapabiliyorum!
Tüm bu özellikler Davide'nin daha etkili bir şekilde hikaye anlatmasına yardımcı oluyor. "Ürettiğim görüntülerin içinde bir mesaj, izleyicinin bağ kurabileceği bir şey olsun istiyorum. Aynı manzaraları aynı şekilde görmeye devam edersek bu sıkıcı olur ve hiçbir şey ifade etmez. İyi bir görüntü elde etmek için sadece estetik yetmez; bağlam, gerçeklik ve kişisel bir dokunuş ekleyerek daha ilginç ve daha zengin bir hikaye anlatabilirim. Örneğin, bir binanın yan tarafından yukarı doğru uzanan sarmaşıklar gibi küçük ayrıntılar, yalnızca şehrin ünlü yerlerini görmeye odaklanmış biri için önemli olmayabilir, ancak benim için bunlar Roma'daki hayatı simgeleyen unsurlardır. Alpha 7 IV, böyle görüntüleri elde etmeme ve şehrin o eşsiz perspektiflerini yakalamama yardımcı olan mükemmel bir araç."