Finlandiya’nın Rovaniemi kentinde bulunan evimin yakınındaki bu yollarda kendi dağ bisikletimle sık sık geziniyorum. Bu fotoğrafı aklımda birçok kez canlandırmıştım; havada bir dağ bisikletçisinin silüeti, arkasında boş bir gökyüzü ve yolu çevreleyerek fotoğrafa bakanın aksiyona odaklanmasını sağlayan ağaçlar. Arkadaşım Niko boş bir zamanında fotoğraf makinemin önünde bisiklet sürdüğünde, bunun çekmek zorunda olduğum fotoğraflardan biri olduğunu biliyordum.
Gri, bulutlu bir günde çekim yapmak istiyordum. Düz bir arka planda, bisikletçinin biçiminin ön plana çıkacağını biliyordum. Fotoğrafı Sony Alpha 7R III ve Sony FE 70-200mm f/2.8 G Master OSS lensimle çektim.
Bisikletçiyle ağaçlar ve öndeki yol arasında bir ayrım yaratmak için 70 mm netleme uzaklığında çekim yaptım. Ayrıca Yüksek Hızlı Senkronizasyon (HSS) modunda harici bir flaş da kullanıyordum; bu mod, flaşın gücünü büyük ölçüde kesiyor. Bu yüzden flaştan daha iyi faydalanmak ve 1/1000 saniyelik bir deklanşör hızı ile f/5 diyafram açıklığı elde etmek için hassasiyeti ISO 800’e kadar çıkardım. Bu pozlama ayarları hareketi donduruyor, bununla birlikte gölgeli alanlarda yine de bazı ayrıntıları yakalıyor. Niko’nun sıçradığı alanı vurgulamak ve arka plandaki gri gökyüzünden Niko’yu ayırmak için flaş kullandım.
Bunun gibi aksiyon fotoğrafları çekerken hareketi çok fazla tekrarlamak istemezsiniz. Bisikletçiden böyle bir sıçrama yapmasını istediğinizde doğal olarak her zaman risk vardır. Bu yüzden geri dönüp çekimi tekrar deneyeceksem her zaman, bisikletçinin hareketi daha iyi yapacağını veya farklı bir numarayla yaptığında fotoğrafın açısına daha uygun olacağını hissetmesi sebebiyle bunu yapmayı tercih ederim. Benim bir hatam yüzünden çekimi tekrarlamak için geri dönüp aynı hareketi yapmalarını istemem; ilk denemeden itibaren her şeyin hazır olmasını isterim. Deneyimlerime göre, Sony Alpha fotoğraf makinelerinin elektronik vizörü (EVF) bu konuda çok yardımcı oluyor. Üstelik Sony Alpha 7R III’ün yüksek çözünürlüklü 42,4 milyon piksel sensörü, yüksek çözünürlüklü bir görüntü elde etmemi sağlıyor; bunun sayesinde, Niko’ya bu mükemmel anı gösteren kocaman bir baskı verebildim.
Bu fotoğrafın sevdiğim tarafı, neredeyse aynen aklımda canlandırdığım gibi çıkmış olması. Fotoğraflarımın çoğu belgesel stilinde, dolayısıyla genelde fotoğraflarımı bu kadar kusursuz bir şekilde önceden planlama şansım olmuyor. Ayrıca bu fotoğraf evimden en fazla bir kilometre uzakta çekildi; yani güzel fotoğraflar çekmek için uzak bir yere gitmeniz gerekmediğini de gösteriyor, aramayı bilirseniz istediğiniz şeyi kapınızın önünde bile bulabilirsiniz!