Ben Alan Stockdale; 2004’te kurduğum Foundlight Productions adında, konseptten teslime kadar yaratıcı içerikler sağlayan bir video prodüksiyon şirketi işletiyorum. Ajanslar ve doğrudan markalar da dahil olmak üzere, geniş bir müşteri tabanıyla çalışıyorum. Ayrıca film kampanyaları ürettiğim Manfrotto, Litepanels, Atomos, Schneider Kreuznach ve Sony gibi, film sektöründeki markalarla da yakın iş birliği yapıyorum. Projelerimin birçoğunun merkezinde müzik var, hıza ve ritme odaklanarak bu duyularla ilgi çeken hikayeler yaratıyorum.
“Jump In”, FE PZ 16-35mm f/4 G lensle çekilmiş bir kısa film. Geniş netleme uzaklığıyla, ilk düşüncem mimariye yer vermekti ve konsept buradan gelişti. Birleşik Krallık’ın güney kıyısındaki Brighton’ın kent manzarasından sahil boyunca uzanan doğal beyaz uçurumlara uzanan “Jump In”, yaptığı işte daha iyi olmak isteyen ve bunun için risk alan bir çocuğun yolculuğuna eşlik ediyor.
FE PZ 16-35mm f/4 G lensin kutusunu ilk açtığımda, ne kadar kompakt olduğuna çok şaşırdım… Sonra elime aldım. Bu lens inanılmaz hafif. Bunca özelliğini de düşününce, tek kelimeyle şoke oldum. Eski FE 16-35mm f/4 ZA OSS lensimle karşılaştırınca, daha küçük, daha hafif ve bir sürü başka özelliği var.
Esas fark, tabii ki motorlu zum ama sadece bu kadarla kalmıyor, lens sabit f/4 ile 16-35 mm aralığının tamamında zum yaparken form faktörünü koruyor. Bu yüzden, gimballe kullanmak için ideal bir lens çünkü netleme uzaklığını değiştirirken ağırlık kaymıyor.
Eski Zeiss lensimde ek özellikler yok, yeni PZ 16-35’te ise otomatik ve manuel netleme seçeneği, programlanabilir bir netleme tutma düğmesi, bir zum anahtarı ve iris kilidi ve lensin kendisinde de değiştirebileceğiniz diyafram açıklığı tıklamalarını devre dışı bırakma seçeneği var… Bu kadar kompakt bir lense göre bu seçenekler ÇOK FAZLA.
Şimdi, o otomatik ve manuel netleme seçeneğini de hemen atlamayalım. Bu lensin içinde, hız ve hassasiyet için otomatik netleme ve zum işlevine bağlı 4 XD doğrusal motor var. Bunu FX6 veya FX3 gibi bir kamerayla birleştirince, parmaklarınızın ucunda inanılmaz sessiz ve hassas bir zum ve otomatik netleme sistemi oluyor. Daha hızlı veya yavaş bir hareket lazımsa zum hızları da kamera ayarlarında seçilebiliyor, hem de fark edilebilir bir netleme titremesi olmadan.
“Jump In”in bazı sahnelerinde kamerayı uzaktan kontrol etmem gerekiyordu ve bunun için kamerayı telefonumdaki Sony Imaging Edge uygulamasına bağladım. Bunun üzerinden sadece netleme noktalarımı seçmek, ayarları yapmak ve kayda başlamakla kalmadım, aynı zamanda sorun olmadan yakınlaştırma ve uzaklaştırma da yapabildim. Bunu mümkün kılan motorlu zum; uzaktan çekim yapmak gerektiğinde veya kamera ulaşılması zor bir yerdeyse bu özellik gerçekten her şeyi değiştiriyor.
Gelecek çekimlerde, kendimi bu işlevi kullanmak için telefonumu bir gimbale takarken görebiliyorum; “itiş-çekiş” efektini elde etmek için hızlı ve kolay bir yol olacak.
Bu lenste bir sürü özellik var ve hafifliği ve kompakt boyutuyla, gelecek çekimlerin hepsine kit çantamda benimle birlikte geleceğini biliyorum.
En yenilikçi ekipmanlardan faydalanma takıntımızla bir araya gelen orijinal hikayeler üretme tutkumuz, bizi konseptten sunuma kadar uzanan film kampanyaları hazırlamaya yönlendirdi.