Bardenas çölünün geometrik şekillerinden ilham alan fotoğrafçı Ananda Joinet, yanına aldığı Sony kitiyle Avrupa'nın en eşsiz yerlerinden birinin vahşi güzelliğini keşfetmek ve yakalamak için yola çıktı.
"Doğanın ne kadar inanılmaz olduğunu ve insan elinden çıkan hiçbir şey bulunmadığını göstermek istedim. Geometrik şekiller, kıvrımlar, çizgiler, çeşitli malzemeler gibi etrafımızı saran her şeyden ilham alıyoruz ve bunların hepsi doğanın bir parçası" diyor Ananda.
Güneşin kavurduğu sert çöl koşullarında bu projeyi çekmenin pek çok zorluğu vardı. "Havanın sıcak olması, zaman yetersizliği, ışıklandırma koşulları ve seyahatim süresince iyi bir gün batımı yakalayıp yakalayamayacağım endişesiyle uğraşmak zorundaydım. Üstelik etrafta oldukça fazla sayıda yürüyüşçü vardı ve bunun yarattığı sorunların da üstesinden gelmem gerekti. Neyse ki çölde çok fazla ilerlemek insanı 'dünyada kalan son kişi' gibi hissettirdiği için çoğu kişi bu kadar uzağa gitmeye cesaret edemiyor."
Ananda'nın her yere götürdüğü Sony Alpha 7 IV, çöl seyahatinde de kendisine eşlik etti. "İnanılmaz bir çok yönlülüğe sahip, ayrıca bir videografiker olarak video çekmeme de olanak tanıyor. Özellikle 33 MP çözünürlüklü sensörün sağladığı netlik beni her zaman etkilemiştir. Hassas ve güven veren otomatik netleme özelliği sayesinde ise hiçbir çekimi kaçırmıyorum," diyor Ananda.
Renkleriyle dikkat çeken fotoğraf serisi, gündüz ile gece arasındaki geçiş esnasında çölün serinliğini ve sıcaklığını yakalıyor. Bu renk duygusu Ananda'nın yakalamak istediği hikayenin bir parçası olmakla birlikte aynı zamanda serinin de eğlenceli bir parçası oldu.
"Renkler ve ışıklarla denemeler yapmak oldukça keyifliydi. Gün batımı ve gün doğumunda ortaya çıkan ışıklar vadide ve Bardenas dağlarının kıvrımlarında inanılmaz gölgeler ve nüanslar yarattı. Dağların kontrastı karşısında beliren bu sıcak renkler ortaya görsel bir şölen sunuyor."
Renkler, bu inanılmaz manzaraya ait hikayenin bir kısmını anlatmaya yardımcı oluyor ve adeta onun farklı bir dünya gibi görünmesini sağlıyor. "Ben manzarada duygu ararım, mesela bir ışık, bir atmosfer gibi. Neşeli veya melankolik olması fark etmeksizin doğanın her bir parçasının ne kadar güzel olduğunu göstermeyi seviyorum. Fotoğraflarımda her zaman şiirsel ya da nostaljik bir dokunuş yaratmaya çalışıyorum, böylece çekim yapmak için durduğumda hissettiğim duyguyu fotoğrafa bakan kişi de hissediyor."
Ananda, Sony Alpha 7R IV fotoğraf makinesine FE 20-70mm f/4 G serisi lens takmayı tercih etmiş. Geleneksel 24-70 mm zum lensten daha geniş bir görüş alanı sunan bu lens, daha küçük bir f/4 diyafram açıklığıyla küçük ve hafif olması sayesinde mükemmel bir seyahat lensi olarak fotoğrafçıların özgürce keşfe çıkmasını sağlıyor.
"Bu fotoğraflar için FE 20-70mm f/4 G kullandım çünkü inanılmaz kolay ayarlanabiliyor: Ultra geniş açıdan biraz telefotoya geçiş yapabiliyorum, bu da farklı çekimler yapmak istediğinizde büyük kolaylık sağlıyor. Ayrıca oldukça hafif, bu yüzden kesinlikle seyahat ederken yanınızda bulundurmanız gereken bir lens."
Kağıt üzerinde 24 mm'ye kıyasla 20 mm'de çekim yapmak küçük bir farkmış gibi görünebilir ancak bu durum görüntüleri önemli ölçüde etkileyebilir. "Kendimi çoğu zaman 20 mm'de çekim yaparken buldum ve ağzım açık kaldı. Bir f/4 lensten bu kadar iyi netlik beklemiyordum, ayrıca görüntünün kenarlarında da herhangi bir netlik kaybına rastlamadım. Hem fotoğraf hem de video için mükemmel bir lens."
Aşağıda Ananda'nın projede yer alan ve çok sevdiği iki fotoğraf bulunuyor. İki fotoğraf da sert çöl koşullarına rağmen doğanın hala ayakta kaldığını ve asla engellenemeyeceğini gösteriyor.
"İlk görüntüde yağmurdan sonra geyik ve tilkilerin yerde bıraktığı izleri görebilirsiniz ve bu izler bir sonraki yağışa kadar orada kalmaya devam edecek. İkinci görüntüde ise çorak toprak ve kuru rüzgârlara rağmen hiçbir şeyi umursamadan yeşermeye çalışan bir funda çiçeği görülüyor."
Ayrıca daha yukarıdan çekilen ve çöl sıradağlarının vadilerine bakan kareler de mevcut. "Yukarıdan çekilen bu manzaraları seviyorum çünkü bizi sanki gözlerimizin önünde olup bitenleri yukarıdaki bir sahneden seyreden izleyiciler olarak yansıtıyor. Bu da bende geri dönüp orada bir yerlerde saklanan hayvanları fotoğraflama isteği uyandırıyor."
Ananda bu yılın ilerleyen günlerinde FE 20-70mm f/4 G serisi lensini Norveç'e götürecek ve ardından İzlanda'daki Hornstrandir doğa koruma alanında kutup tilkilerini fotoğraflayacak. "Daha geniş görüş alanına sahip 20-70 mm lensle vahşi yaşamı fotoğraflamaya çalışacağım. Elbette telefoto lenslerimi de yanıma alacağım ama 20-70 mm ile hem tilkileri hem de yaşam alanlarını yakalama konusunda neler başarabileceğimi görmek ilginç olacak."