Portre fotoğrafçılarının favori netleme uzaklıkları vardır. “70 mm ve 135 mm arasında bir uzaklık seçerek kişinin yüz hatlarını doğru ve bozulma olmadan fotoğraflamak için en uygun netleme uzaklığını elde edebilirsiniz,” diyor fotoğrafçı Hannah Couzens ve ekliyor: “Fotoğrafımın öznesine yakın olmayı seviyorum ve çalışmalarımın birçoğunda yüz fotoğrafları çekiyorum. Netleme uzaklığını 85 mm’ye ayarlayarak istediğim görüntüleri yakalayabiliyorum. Portresini çektiğim kişiyi en doğru şekilde göstermemi sağlıyor.”
Diğer pek çok portre fotoğrafçısı gibi Hannah da Sony Alpha 7R IV’ü Sony FE 85mm f/1.4 G Master lens kullanarak çekim yapıyor. “Daha önce hiç 85mm G Master kadar net görüntüler sunan bir lens ile çekim yapmadım,” diyor Hannah. “Bir şeyleri değiştirip farklı lenslerle çekim yapmayı deniyorum ancak her seferinde dönüp dolaşıp 85mm f/1.4 GM lensi tercih ediyorum. Çekimlerimin %95’inde makinemde bu lens takılı oluyor.”
Sony Alpha 7 IV'ün 61 megapiksellik inanılmaz çözünürlüğüyle 85 mm lensin çözümleme gücünün birleşimi sayesinde Hannah'nın müşterileri, sergi ve gösteri mekânlarında kullanmak üzere hiçbir ayrıntıyı kaybetmeden devasa baskılar elde edebiliyor. “Fotoğraflara baktığınızda çok fazla ayrıntı ve muazzam bir netlikle karşılaşıyorsunuz. Sergi stantlarına gittiğimde görüntülerimin 5 metreyi bulan boyutlardaki baskılarıyla karşılaşıyorum ve modelimin kirpiklerindeki her bir detayı bu baskılarda bile tüm netliğiyle görebiliyorum.”
Öte yandan, bir lensin gücünü belirleyen yalnızca çözünürlüğü değildir. Her lens renk ve kontrast anlamında özel bir kalite sunar. “85 mm lens görüntülerdeki kontrast açısından da özel bir kaliteye sahip. Doğrudan fotoğraf makinesi üzerinde mükemmel sonuçlar elde edebiliyorum. Fotoğraf makinemin ekranına veya monitöre gelen görüntüleri kalitelerinden hiç şüphe duymadan müşterilerime gösterebilmek harika bir his.”
Hannah, portre çekimlerinde aydınlatma olarak genellikle stüdyo flaşı kullanıyor ve bu nedenle ekstra ışık avantajı elde etmek için diyafram açıklığını f/1.4 ayarına getirmesi gerekmiyor.
“Diyafram açıklığını f/1.4 olarak ayarlayıp diyafram tam açık olacak şekilde çekim yapmamın temel nedeni yaşam tarzını ele alan çekimlerde yardımcı olması. Bu tür çekimler yaparken fotoğrafımın nesnesini arka plandan soyutlamamı sağlıyor. Son zamanlarda bunu oldukça sık yapıyorum. Müşteriler ofislerinde çekim yapmamı istiyorlar ancak arka plandaki dağınıklığın fotoğraflarda çıkmasını istemiyorlar. f/1.4 diyafram açıklığıyla çekim yapıp arka planı bulanıklaştırabiliyorum. Böylece hem fotoğrafa bağlam kazandırmış hem de ilginin portreden uzaklaşmasına neden olacak tüm unsurları kaldırmış oluyorum. Mutfağımızı ve resepsiyon alanımızı arka plan olarak kullanarak stüdyomuzda çekim yaptığım bile oluyor. Görüntüyü yeterince bulanıklaştırdığınızda arka plandaki yerin ofis gibi ya da en azından stüdyo dışında bir yer gibi görünmesini sağlayabiliyorsunuz. Geniş diyafram açıklığı tam olarak ihtiyaç duyduğum anlarda bana bu esnekliği sunuyor.”
Fotoğrafçıların portre çekimi yaparken her şeyin üstünde tuttukları bir şey vardır; “Teknik açıdan ne kadar mükemmel olursanız olun fotoğrafınızın nesnesiyle iyi bir bağlantı kuramıyorsanız bu fotoğraflarınızda net bir şekilde görülür.” diye açıklıyor Hannah. “Bu bağlantıyı kurmak tüm çalışmalarımda attığım ilk adım olur.”
Hannah'nın 85 mm netleme uzaklığıyla çalışması, iletişim kurmak için öznesiyle arasında iyi bir çalışma mesafesi olduğu anlamına geliyor. “Modellerimle yüz yüze aşırı yakın bir mesafede olmadan konuşabilmem için ideal bir uzaklık,” diyor Hannah. İlk olarak, portresini çektiği kişinin karakterine ait parçaları ortaya çıkarmak için öznesiyle çalışmalar yürüten Hannah ardından çekimin daha teknik yönlerini oluşturan poz verme, ışık ve pozlama gibi konuları da bu çalışmalarına dahil ediyor. “Bilimsel bir yaklaşımım yok,” diye açıklayan Hannah şöyle devam ediyor: “Yalnızca hislerimle hareket ediyorum. Birden bire karşımdaki kişiyi özetlediğini düşündüğüm bir kombinasyon buluyor ve bu kişiyi doğru şekilde yansıtan bir portre oluşturmuş oluyorum.”
Hannah, bu detaylarla uğraşırken Alpha 7R IV’ün otomatik netleme özelliğine güveniyor. “Yıllardır manuel netleme yapmadım,” diye itiraf ediyor. “Biraz hile yapıyormuş gibi hissediyorum. Ancak Eye AF öyle güçlü bir özellik ki hiçbir görüntüyü kaçırmıyorum. Tembel bir fotoğrafçı olmak istemiyorum ancak halihazırda birçok detayı düşünmem gerekiyor. Eye AF gibi hayatımı biraz olsun kolaylaştıracak bir seçeneğim olduğu için ışıklandırma, yönlendirme ve müşteriyle iletişim kurma gibi daha önemli şeylere odaklanabiliyorum.”
"Portre çekerken bağlantının kurulduğu ve modelin size giriş izni verdiği bir an vardır. İşte bu an modelin kim olduğunu, kim olabileceğini belgeleyen çekimi yaptığınız andır"