büyükannesi ile simone sadocco

Sadocco’nun Işığı

Simone Sadocco

Bu kısa filmin ilk kıvılcımı veya ilhamı nereden geldi?

Altı yaşımdayken, oynamayı çok sevdiğim bir oyun vardı. Babam benim için tehlikeli bir oyun olduğunu düşünse de bana sihir yapmak gibi geliyordu. Işığın renk değiştirmesini ve azalıp çoğalmasını izlemek için lambaları kumaş parçalarıyla ve atkılarla kapatıyordum. Babam en sonunda güvenliğimden endişelenip beni durdurdu ancak bunlar yerine oynamam için renkli ampuller hediye etti. Ampullerimi sakladım ve 20 yıl sonra büyükannemin evindeki bir kutuda buldum. Zaman geçse de aynı hatırladığım gibilerdi. Belki de ben de öyleydim. Ampulleri yeniden açtığımda çocukken duyduğum aynı merak ve şaşkınlık duygularını hissettim. Hikâyemin kıvılcımı işte bu olaydı.

Bu hikâye, 90 yaşındaki büyükannelerinin hayatına biraz neşe katmak isteyen iki torunun yaptığı içten bir jesti konu alıyor. Basit ancak bir o kadar da duygusal ve samimi bir öykü. Ekranda gördüğünüz kadın gerçekten de benim büyükannem ve evet, gerçekten de 90 yaşında. Hayatı boyunca her zaman bir aktris olmayı düşlemiş. Tutkularımın peşinden gitmemi her zaman destekleyen biri olması nedeniyle onun hakkında bir hikâye anlatmak istedim. Aramızda derin bir bağ var ve onun tavsiyesi üzerine her zaman sıradan şeylerin içindeki sıra dışı şeyleri görmeye çalışan biri oldum. Sevdiğimiz şeyleri paylaşmanın sessiz cömertliğini, her ikimizin de taşıdığı benzersiz hediyeyi ve bunun başka birini nasıl mutlu edebileceğini anlatmaya çalıştım. Evinde eski ampullerimi bulduğumda büyükannemin tıpkı filmde göründüğü şekilde olduğunu gördüm. Sessiz bir melankolinin etkisinde pencerenin yanına sessizce oturmuştu. Tam o anda kendime şunu sordum: Onun dünyasını aydınlatmak için ne yapabilirim?

balon tutan başka bir adamı kayda alan bir adam © Simone Sadocco

Fikrin konsept olmaktan çıkıp senaryoya dönüşmesi nasıl gerçekleşti? Fotoğraf makinesi hikâyeyi bütünüyle etkiledi mi?

Hikâyeyi yazmaya başladığım anda, büyükannem ile yetenekli bir koreograf ve dansçı olan arkadaşım Samuele’yi dahil etmek istediğimi biliyordum. Büyükannemin yaşını düşününce tüm filmi evinin içinde çekmem gerektiğinin de farkındaydım. Performans ve sinema sanatlarının büyüsünü bu özel alana taşıma ilhamı da böyle gelmiş oldu. Genellikle film yapımcılığı da böyle başlar: Ailemizde, evimizde bize en yakın kişiler ilk hikâyelerimizin ilk aktörleri olurlar.

Özellikle yeni tasarımı ve kullanılma biçimi nedeniyle, fotoğraf makinesinin kendisi de hikâyenin gidişatını şekillendirme konusunda önemli bir rol oynadı. Önceden sinema ile ilgilenmiş biri olarak, bazen monitörden izlemek yerine doğrudan vizörden bakma deneyimini özlüyordum. Gözünüzü merceğe dayadığınızda bir tür yakınlık duygusu oluşuyor ve sessizce kapılıp gittiğinizi hissediyorsunuz. Yeni fotoğraf makinesinin yeniden tasarlanan elektronik vizörünün geri getirdiği bu duygu, lens ile merak ve hayal gücüne gündüz düşlerinde görülen bir hayal gibi anlık bir bakış atabileceğim düşüncesinin kıvılcımı oldu. Tam da buna uygun bir biçimde, filmin son repliği aslında ilk yazdığım şeydi.

bisikletini sürerken kayıt alan bir adam © Simone Sadocco

Prodüksiyon aşamasında karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve ekipmanınız bu sorunu çözmenize nasıl yardımcı oldu?

Zamanımız kısıtlıydı ve çeşitli zorluklarla karşılaştık. Kendimi film çekme yolculuğuna henüz yeni başlamış olan veya bu yola girmiş olsa da sıklıkla her şeyi tek başına yapmak zorunda olduğu durumlarla karşı karşıya kalan ve gerektiğinde aktör gerektiğinde set tasarımcısı, kostüm tasarımcısı, yapımcı, yönetmen olarak gerçek bir tek kişilik orkestra gibi davranan kişilerin yerine koymaya çalıştım. Bununla beraber, asla yaratıcılığımı dizginlemedim ki bunu asla yapmam. Hikâye boyunca özgürlük duygusunu ve şehirden uzakta doğaya yakın bir şekilde yaşama arzusunu da ifade etmek istedim. Tamamen bisiklet üzerinde, yani kelimenin tam anlamıyla bisiklet sürerken çekilmiş bir film hayal ettim.

Yeni FX2 sayesinde bunu yapma olanağına kavuştum. Sabitleyici, kol veya başka herhangi bir ekipmana ihtiyaç duymadım. Tüm samimiyetimle söylüyorum, elime fotoğraf makinemi almam ve Dinamik Aktif modu açmam yeterliydi.

Belirli bir görünümü veya duyguyu yakalarken fotoğraf makinesinin size yardımcı olan belirli özellikleri var mıydı?

Fotoğraf makinesinin ergonomik yapısı önemli bir rol oynadı. Dinamik sahneleri çekmemi ve dar, rahatsız yerlerin kolayca üstesinden gelmemi sağladı. Amaçladığım şeylerden biri de sahnelerden birini ağacın üzerinden çekmekti ki bunu da yaptım.

Filmde sahnelenen küçük tiyatro büyükannemin gerçek oturma odasında, yani bir sesli çekim stüdyosunda veya yeniden inşa edilmiş geniş bir sette değil gerçek yaşam alanında çekildi. Fotoğraf makinesinin kompaktlığı ve manevra kabiliyeti sayesinde derme çatma perdeler, sahne dekoru ve her şeyi yakından takip eden, hatta birtakım orijinal, yaratıcı öneriler sunan büyükannem arasında hareket etmek şaşırtıcı şekilde kolaydı.

Fotoğraf makinesinin hafif nostaljik estetiğiyle el yapımı ve kişiliği yansıtan dokunuşlar katarak gerçek film yapımcılığı zanaatinin duygusunu yakalamaya çalıştım. Bu hikâyenin en dürüst ruhunu yansıtan masalsı ve doğal bir ton oluşturabilmiş olmayı umuyorum.

büyükannesini yakın plan kayda alan simone sadocco © Simone Sadocco

Fotoğraf makinesi düşük ışık, hızlı hareket veya dış mekân ortamları gibi zorlu koşullarda nasıl performans gösterdi?

Fotoğraf makinesi birçok durumda beni etkiledi. Çift temel ISO, 800 ve 4000 değerlerinde sorunsuz bir şekilde çalışıyor, kayıtlar her iki ayarda da hem temiz hem de gürültüsüz ve bu ikisi arasındaki geçişler düzgün ve etkili.

Parlak renkler, mükemmel parlaklık ve etkileyici renk üretimi özellikleri sayesinde, doğrudan güneş ışığına maruz kalan ortamlarda vizör muhteşem ve monitör olağanüstü doğru performans gösteriyor.

Deniz kenarında, kırsalın sert hava koşullarında test ettiğimde fotoğraf makinesi sorunsuz şekilde çalıştı.

FX serisinin ergonomik yapısı veya form faktörü yönetmenlik veya görüntü yönetmenliği tercihlerinizi etkiledi mi?

Genelde büyük ve hantal geleneksel sinema kurulumlarıyla çalışmış biri olarak ilk başta alan sınırlamaları ve manevra kabiliyeti konusunda endişeliydim ancak FX2’nin kompakt tasarımı bu endişelerimi kısa sürede giderdi. İhtiyaç duyduğum her şeyi küçük bir sırt çantasında taşıyabiliyordum. Bence, ergonomik yapısı o kadar iyi düşünülmüş ki herhangi bir ek araca veya aksesuara ihtiyaç duymadım. Fotoğraf makinemi elimde tutmam yeterliydi.

Görüntüleri kadrajlarken destekleyici bir şeyler bulmam gerektiğinde vazo, masa veya yakındaki diğer nesneler gibi günlük eşyalardan yararlandım. Bu yaklaşım, sahneye bağlı olarak, daha derli toplu ve sinematik kareler ile doğal ve spontane kurulumlar arasında akıcı bir şekilde geçiş yapmamı sağladı. Ayrıca aktrisin kayda alınmıyormuş gibi hissetmesine yardımcı olarak sette daha rahat ve özgün bir atmosfer oluşmasını sağladı.

sony fx2 fotoğraf makinesiyle bir ağaçta oturan simone sadocco © Simone Sadocco

FX fotoğraf makinesiyle ne tür lens, mikrofon ve ekipman kurulumları kullandınız? Bu kurulumlar yeni görsel olasılıklar ortaya çıkardı mı?

Sony’nin geniş lens yelpazesinin tüm olanaklarından yararlandım. Ultra geniş FE 16–25mm f/2.8 G dar alanlara sıkışmamı veya deniz kenarındaki dar bir kalas iskelede geniş açılı yakın plan çekimler yapmamı sağladı.

Arka planları yumuşatıp görsel şiir duygusunu pekiştirmek üzere nesneleri rüya gibi sihirli bir atmosferin içine çekmek için FE 35mm f/1.4 GM ve FE 85mm f/1.4 GM II’den yararlandım. Daha dar yakın planlar ve bakış açısı çekimleri için FE 70-200mm f/2.8 GM OSS II kullanarak çarpıcı ve samimi görüntüler elde ettim.

Lenslerin parlaklığı ve netliği nedeniyle, f/1.4 ve f/2.8 arasındaki diyafram açıklıklarında çekim yapmak beni oldukça şaşırttı. Bu lensler temiz ve hafif olmasının yanı sıra fotoğraf makinesinin güçlü dinamik aralığını tamamlayan güzel sinematik görünümler de sunuyor. Projenin diyalog veya ses gerektirmemesi nedeniyle, mikrofon veya üst tutacak kullanmamayı ve bunun yerine fotoğraf makinesinin en saf haliyle, tam olarak tasarlandığı şekilde görüntüler çekmeyi tercih ettim. Bu projedeki ihtiyaçlarım nedeniyle mükemmel bir seçim oldu.

sony fx2’si ile görüntü kadrajlayan simone sadocco © Simone Sadocco

Başka bir fotoğraf makinesiyle altından kalkamayacağınız çekimler veya sekanslar oldu mu?

Bu fotoğraf makinesi çeşitli teknik olasılıklar sunmakla kalmayıp yaratıcı süreç boyunca bana ilham veren özelliklere sahip.

Hayal ettiklerinizi gerçeğe dönüştürmeniz açısından kullandığınız araçla bağ kurmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Fotoğraf makinesi seçerken muhakkak özelliklerini de göz önünde bulundurursunuz. Öte yandan, bana göre başka önemli bir husus da size nasıl hissettirdiğidir.

Bu yeni fotoğraf makinesi size gerçek bir yaratıcı özgürlük hissi veriyor. Engebeli bir kırsal yolunda bisiklet süren aktörün yakın plan görüntülerini böylesine kolay bir şekilde çekemeyebilirdim. Görüntülerin bir araya geldiğini gördüğümde yaşadığım aynı hayranlıkla karışık memnuniyet duygusunu hissetmek için sonucu izlemenizi öneriyorum.

Görüntü kalitesi ve renk teknolojisi desteği filminizin tonunu nasıl destekledi?

FX serisinin görüntü kalitesi ve renk teknolojisi beklentilerimi aştı. Hem zengin ve doygun ışık gölge görüntülerini hem de yumuşak ve doygun olmayan sinematik tonları seven bir film yapımcısı olarak fotoğraf makinesinin çeşitli görsel stillerin üstesinde gelebilme özelliğinden etkilendim. Her ne kadar doğrudan fotoğraf makinesinden gelen dosyaların kalitesi halihazırda olağanüstü olsa da aldığım kayıtlar post prodüksiyon için kayda değer bir esneklik sunarak farklı görüntüleri sorunsuz bir şekilde eşleştirmemi sağladı.

Yakaladığı netlik, doku ve ince ayrıntılar gerçekten muhteşemdi. Yüksek kaliteli Log dosyaları tonlama için etkileyici bir genişlik sunarak post prodüksiyon için etkileyici bir iş akışı sağlıyor. Teknik açıdan bakıldığında, dinamik aralık ve renk teknolojisi Sony FX serisinden beklenen profesyonel standartlarla mükemmel bir şekilde uyumlu ve Sony’nin üst düzey Sinema Serisi’nin temel özelliklerini yansıtıyor.

uzun bir çalılığın üzerinden çekim yapan bir adam © Simone Sadocco

İzleyicilerin bu filmden ne tür çıkarımlar yapmasını umuyorsunuz?

Bu kısa filmi izleyenlerin dürüst, basit ve samimi ruhunu fark etmesini umuyorum. Değer verdiğimiz insanları düşünmemiz ve hatta onları yaratıcı bir projemize dahil etmemiz konusunda hatırlatıcı işlev görmesi beni memnun eder.

Çoğu zaman evimizden uzakta, sürekli değişen ekiplerle birlikte işlerimize gömülerek çok fazla zaman geçiriyoruz ve bizi en uzun süre destekleyen sonsuza kadar etrafımızda olamayacak kişileri unutuyoruz. Atmanız gereken ilk adım uzun süredir bir çekmecede gizlenmiş hikâyeleri hayata döndürmek olmalı. O çekmeceyi açın ve içindeki hayali dışarı çıkarın, hikâyesini anlatın.

FX gibi yeni araçların bağımsız veya kısa film yapımcılığının geleceğini nasıl şekillendirdiğini düşünüyorsunuz?

Hayal gücünün etkisine ve çok küçük şeylerden büyük, anlamlı şeyler yaratma sanatına derinden inanıyorum. Bence gerçek güzellik benzersizliğin ve çeşitliliğin içinde tüm renkleri içeren bir spektrumda gizli. Bugünlerde özgün olmak kolay bir iş değil; cesaret ve enerji gerektiriyor.

Neyse ki hayali olan kişilerin gözlerinde ve kalplerinde parıldayan enerji öylesine güçlü ki neredeyse durdurulamaz. Yine de bazı zamanlarda sınırlamalarla karşılaşıyoruz.

Bu nedenle, bu fotoğraf makinesinin bağımsız film yapımcıları, görüntü yönetmenleri veya film okulu öğrenciler için bir araçtan daha fazlası olduğunu düşünüyorum. Hatırlatıcı, yol arkadaşı ve sadık bir dost olabilir. Yolculuğunuz boyunca taşıyacağınız bir tür tılsım gibi. Yeni araçlar her zaman yeni hedefleri de beraberinde getirir ve hayal gücü sınır tanımaz.

Deneyin ve yeniden deneyin. Karşınıza çıkanlara anlayışlı gözlerle bakın. Dünyayı sol gözünüzle olduğu gibi, sağ gözünüzle de olmasını istediğiniz şekilde görün. Ardından her iki gözünüzü de açıp gördüklerinizi birbirleriyle karıştırın. Özgün yanınızı kucaklayın. Yaratıcılığınıza yoldaşlık edecek bir arkadaş grubu bulup yaratıcılığınızı onlarla paylaşın ve elinizden geldiğince yeni şeyler deneyin.

Belki de en sonunda verebileceğim en doğru tavsiye sevgili büyükannemin tüm içtenliğiyle paylaştığı şu sözler olabilir:

“Gözlerinizi kapatın ve hayal edin ya da gözlerinizi ardına kadar açarak hayal edin.”

Öne çıkan ürünler

α Universe bülteninizi almak için kaydolun

Tebrikler! α Universe bültenine başarıyla abone oldunuz

Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin

Üzgünüz! Bir hata oluştu

Tebrikler! Başarıyla abone oldunuz