“Pek fazla renk içermeyen, son derece karanlık görüntüler çekmemle tanınıyorum.” diyen İngiliz portre fotoğrafçısı Hannah Couzens, kısa bir süre önce Sony Alpha 1 II fotoğraf makinesini FE 85mm f/1.4 GM II lens ile kullanarak cesur bir portre serisi ortaya çıkardı. Modelin giydiği kıyafetlerin her bir arka planın canlı rengine uygun olmasını istedim diyen Hannah bu tercihini şöyle açıklıyor: “Aslında çektiğim görüntülerin birçoğunu solgunlaştırırım. Bu nedenle, tam tersini yapmam için beni zorlayacak bir şey yapmak istedim.”
Hannah modelleri, kıyafetleri ve arka plan rengini seçerek çekimin tüm prodüksiyonuyla kendisi ilgilendi. “İnsanların sıcak veya soğuk cilt tonları vardır. Kullanılacak arka planı seçerken saç ve göz renkleri bile dikkate alınabilir. Işığı olduğu gibi koruyup arka plan rengini değiştirmek ve bunun portreyi nasıl etkilediğini görmek son derece ilgi çekici.”
Modelin giydiği kıyafetlerin arka planla uyumlu olduğu renk eşleştirme tekniği, kontrast veya tamamlayıcı renk kullanarak modelin arka plandan ayrılmasını öneren geleneksel portre tavsiyelerinin tam aksini yapıyor. “Her zaman, özellikle de çekime başlarken daima içgüdülerime güvenirim.” diyen Hannah ekliyor: “Ne zaman renk eşleştirme yapsam kişinin ve yüzünün daha dikkat çekici görünüyormuş gibi hissediyorum. Bu tekniği kullandığımda fotoğraftaki diğer her şey ikincil hale geliyor.”
Renk eşleştirmeyle ilgili olarak, nesnenin kolayca arka planla iç içe geçeceğine dair yaygın bir yanlış görüş var. Buna karşılık, nesneyi arka plandan ayırmanın ışık kullanımı gibi renk dışında başka yolları da mevcut. Hannah hem model hem de arka plan üzerinde bir ışık kombinasyonu kullanarak bu yöntemi ustalıkla uyguluyor. Bu projesinde de modelini aydınlatmak için kullandığı ana portre çanağının yanı sıra modelinin her iki yanında iki adet şeritli ışık kullanmış. “Şeritli ışıkların her ikisinde de ızgaralar vardı. Böylece ışık modelin üzerine vuruyor ve tüm arka plana yayılmıyordu. Buradaki düşüncem yalnızca modelin yüzü, saçı ve kıyafetlerinin kenarlarında çok hafif bir vurgu oluşturmaktı. Son derece az enerji tüketen bu şeritli ışıklar, modeli arka plandan ayırmaya yetecek kadar bir vurgu oluşturuyordu.”
Hannah’nın arka planda canlı bir doygunluk oluşturmak için kullandığı aydınlatma tekniği ise uzman tavsiyesi denilecek cinsten. “Işık, arka planı aydınlatmak için her çekimde modelin arkasına yerleştirilir. Işık üzerinde, arka plan rengiyle eşleşen renkli bir jel kullandım. Böylece beyaz ışığın sahneye dolmasını engelleyip beyaz vurgular oluşturma ihtimalini azalttım. Aynı zamanda arka plana zengin bir doygunluk eklemiş oldum.”
Hannah, bu çekimde ilk kez Sony 85mm f/1.4 GM II lens kullandı. “İlk olarak serinin yüz fotoğraflarından oluşacağını düşünmüştüm.” diyerek açıklamaya başlayan Hannah şöyle devam ediyor: “Ancak, ilk modelimi yerleştirip kompozisyonu gördükten sonra daha geniş açılı bir çekim yapmayı tercih ettim. Çoğu fotoğrafçı bu noktada 50 mm bir lense geçiş yapabilirdi ancak ileri geri hareket edip fotoğraf çekebileceğim bir alana sahiptim. 85 mm lensin kareyi doldurma biçimini seviyorum. Ayrıca bana yüz fotoğrafları ve geniş ölçekli orta boy fotoğraflar çekme seçeneği de sunuyor. Arka planı biraz daha fazla gösterse de portresini çektiğim kişiyi karenin odak noktasına yerleştirebiliyorum.”
Yıllar boyunca portre çekimlerinde orijinal 85 mm GM lensle çalışmayı tercih eden Hannah yeni lensi kullandığında aralarındaki farkı görmüş. “Netlemenin orijinal versiyondan daha hızlı olabileceğini düşünmemiştim ancak inanılmaz bir şekilde hassas ve hızlı. Daha hafif bir lens, tutması son derece hoş ve kullanımı çok kolay. Modelime epey yakın şekilde çekim yapmaya çalışırken ne kadar bozulma oluşacağını anlayabiliyorum. Portrelerimin mümkün olduğunca doğru görünmesini isterim. Bu nedenle 85 mm netleme uzaklığı benim için her zaman muhteşem bir tercih olmuştur. Kendimle model arasındaki uygun çalışma mesafesini korumakla kalmıyor, yeniden kompozisyon oluşturmak istediğimde lensleri değiştirmek veya görüntünün bozulacağından endişe duymak zorunda kalmadan yalnızca birkaç adım geri gitmem yeterli oluyor.”
Sony Alpha 7R IV ve Alpha 1 gibi güvenilir fotoğraf makineleri son birkaç yıldır Hannah’nın çekim yapma şeklini değiştirdi. “Artık tüm çekimlerimde Eye AF kullanıyorum.” diyerek açıklamaya başlayan Hannah şöyle devam ediyor: “Olmazsa olmaz dediğim bir özelliğe dönüştü. Portre çekimleri yaparken gözlerin net görünmesi gerekiyor. Eye AF kullanmak model ile güzel bir ritim içinde çalışabilmemi sağlıyor. Duruşlarını değiştirebiliyorlar veya farklı açıları deneyebiliyoruz. Otomatik netlemenin gözü her zaman bana en yakın olacak şekilde takip etmesi nedeniyle endişelenmemi gerektirecek bir şey olmuyor ki sonuçlara baktığımda da zaten ‘ben de tam olarak bu şekilde netleme yapardım’ diyorum.”
“Setteki tüm unsurların aklınızda tasarladığınız şekilde bir araya gelmesi harika bir duygu. Çekim yaparken kendimi kaptırıyorum ve çok eğleniyorum. Sonra bir anda kendi kendime düşünüp ‘işte bu kadar, kareyi yakaladım’ diyorum.”
"Portre çekerken bağlantının kurulduğu ve modelin size giriş izni verdiği bir an vardır. İşte bu an modelin kim olduğunu, kim olabileceğini belgeleyen çekimi yaptığınız andır"