düzlükte yürüyen bir gergedan

Ruhani Bir Safari

Charles Van Staden ve Serena Negro

“Bu sabah erken saatlerde safariye çıkan bir grubumuz vardı ancak hava yağmurluydu ve bütün gün hiçbir şey göremediler,” diye söze başlıyor Everseen Africa’nın kurucu ortağı Charles Van Staden. “Derken öğleden sonra rehberden bir mesaj aldık. Akşam güneşi bulutların arasından çıkmış ve bir leopar bulmuşlardı! O beklenilen anda cipteki herkesin yüzünün nasıl aydınlandığını hayal edebiliyorum. Orada olmamama rağmen tüylerim diken diken oldu!” diyerek gülüyor.

ağaçta oturan büyük bir kedi ve yavrusu © Charles Van Staten and Serena Negro | Sony α1 II + FE 400mm f/2.8 GM OSS | 1/2000s @ f/2.8, ISO 500

Charles, safari şirketine ilham veren şeyin işte bu başkası adına duyulan sevinç duygusu olduğunu açıklıyor. “Partnerim ve şirketin kurucu ortağı olan Serena Negro İtalyalı. Onu Güney Afrika’ya getirdiğimde yol kenarında bir zürafa görmek gibi olaylara verdiği tepkiler, benim de yaban hayatını yeniden takdir etmemi sağladı. Sanki eskiden önemsemediğim bir şeyi yepyeni bir bakış açısıyla görmek gibiydi.”

Serena için de bu deneyim aynı derecede etkileyiciydi. “Sanki bir doğa tarihi belgeselinin içine girmiş gibiydim. Televizyonda hayran olduğum her şey birdenbire karşımda beliriverdi ve neredeyse dokunabileceğim kadar yakındı. Gözlerim doldu ve o an, bu duyguyu korumak ve başkalarının da bunu yaşamasını sağlamak istediğimi fark ettim.”

sony fotoğraf makinesiyle Serena Negro © Charles Van Staten and Serena Negro

Bu fikir, karantina döneminde şekillendi ve kısa süre sonra Everseen Africa doğdu. Şirketin benzersiz yaklaşımı, insanlara hem muhteşem safariler hem de yaşadıkları deneyimlerin belgesellerini sunuyor. Charles şöyle açıklıyor: “Safaride sadece fotoğraflara odaklanmıyor, yolculuktaki tüm anıları yakalamaya çalışıyoruz. Bizim için önemli olan yalnızca yaban hayatı değil, ciplerle ormana çıktıkları ilk andan yıldızların altında kamp ateşinin etrafında oturdukları ana kadar tüm yolculuk.”

“Duygular bu işin çok büyük bir parçası,” diyerek onaylıyor Charles. “Zambiya’da leopar yavrusu görmek isteyen bir kadınla birlikteydim. İki gün boyunca göremediğimizde belki de aslanlar yakalamıştır diye düşünmüştük. Sonra birdenbire ortaya çıkıverdi, yetişkin bir babun tarafından çalılığa doğru kovalanıyordu. Ardından anne belirdi, babunu kovdu ve aralarında çok güzel bir etkileşim yaşandı. Bu saf duyguyu tümüyle yakaladık ve bu, çoğu insanın eve götüremeyeceği bir şey.”

Charles ve Serena’nın müşterilerinde gözlemledikleri bir başka duygu da kaygı. Aslan, timsah veya gergedan gibi ikonik türlerin fotoğrafını kaçırma korkusu. “Aslında bu kadar etkileyici bir manzarayla karşılaşmak insanları o kadar etkileyebilir ki donup kalır ve fotoğraf makinelerini kullanmayı unuturlar.” diyen Serena sözlerine devam ediyor: “Bu, beklemedikleri bir durumdur. Bununla birlikte, o anın tadını çıkarmaları sorun değil çünkü birkaç gün sonra ortama alışacaklarını ve daha iyi odaklanacaklarını biliyoruz.”

fotoğraf makinesine bakan bir goril © Charles Van Staten and Serena Negro | Sony α1 II + FE 70-200mm f/2.8 GM OSS II | 1/320s @ f/2.8, ISO 500

Onları bu deneyim boyunca yönlendirirken hazırlık çok önemlidir. “Çoğu zaman bir an, farkına bile varmadan geçip gider ama hazırlık işe yarar.” diyor Charles. “ISO değerini ve diyafram açıklığını kontrol edersiniz, hareketi dondurmak için 1/500 saniyede olduğunuzdan emin olursunuz… Işık değişirse, tekrar kontrol edin! Ayrıca fotoğraf makinesini hazır tutun. Asla lens kapağını takmayın, pili kontrol edin, bellek kartını kontrol edin… Biz bunu her 20 dakikada bir yapıyoruz. Nesneler hakkındaki bilgimiz de faydalı oluyor çünkü işaretleri önceden tahmin ediyor ve bir sonraki hareketlerini biliyoruz.”

Charles, sahada çalışmayı destekleyen unsurun Sony’nin öncü teknolojisi olduğunu söylüyor. “Nesne algılama özellikli otomatik netleme gibi araçlar stresi bir ölçüde azaltıyor ve böylece öngörü ve kompozisyona daha fazla odaklanabiliyorsunuz. Aynı durum ISO için de geçerli. 3200 ve 6400 değerlerinde rahatlıkla çekim yapabiliyoruz. Bu sayede şafak ve gün batımı kareleri daha kolay elde edilebiliyor. Sony fotoğraf makinelerinin ISO performansının günde fazladan bir saat kazandırdığını düşünüyoruz, bu da yılda 32 gün demek!”

Hem Charles hem de Serena’nın kullandığı Alpha 1 II gibi modellerdeki yeni bir mod, bu anları yakalamayı daha da kolaylaştırıyor. “Ön Çekim muazzam.” diye belirten Charles, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bir şeyin olacağını tahmin edebildiğimiz ama tam olarak ne zaman olacağını bilmediğimiz zamanlarda kullanıyoruz. Örneğin, bir timsahın beklediğini bildiğim bir su birikintisinden su içen bir impala gibi. Saldırı yıldırım hızında gerçekleşiyor ancak Ön Çekim sayesinde tam bir saniye boyunca ekstra çekim yapma olanağı elde ediyoruz.”

fotoğraf makinesinden uzaklaşan bir panter © Charles Van Staten and Serena Negro | Sony α1 II + FE 400mm f/2.8 GM OSS | 1/2500s @ f/2.8, ISO 800

“Bir de çekim hızı var.” diye ekliyor. “30 fps’de bir kuşun kanat şekli, koşan bir leoparın duruşu ve hatta sudan çıkan bir timsahın sıçrattığı su gibi ufak değişiklikleri kaydedebileceğimi biliyorum. Tüm bunlar bir araya geldiğinde, sıradan bir fotoğraf ile olağanüstü bir fotoğraf arasındaki farkı yaratabiliyor.”

fotoğraf makinesine doğru yürüyen bir leopar © Charles Van Staten and Serena Negro | Sony α1 II + FE 400mm f/2.8 GM OSS | 1/400 @ f/2.8, ISO 2500

Ancak asıl sıra dışı olan, yaban hayatıyla çalışırken paylaştıkları duygu. “Bu türleri gözlemlemek ve insanların onlara nasıl tepki verdiğini görmek harika bir duygu,” diyor Serena. “Bu deneyim insanları iyileştirebilir, onları bilgilendirebilir ve dünyayı koruyabilir. Doğayı koruma çabalarına ivme kazandırır ve insanları daha saygılı hâle getirir.”

“Ve bu deneyim her seferinde farklı oluyor,” diye sözlerini tamamlıyor Charles. “Her gün yeni bir hikâye ve biz de sayfayı çevirip yeni hikâyeye geçmek konusunda biraz takıntılıyız.”

Öne çıkan ürünler

α Universe bülteninizi almak için kaydolun

Tebrikler! α Universe bültenine başarıyla abone oldunuz

Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin

Üzgünüz! Bir hata oluştu

Tebrikler! Başarıyla abone oldunuz