denize dalan bir kişi

Amalfi Rüyaları

Alice Greenfield

Sokak, yaşam tarzı ve seyahat fotoğrafçılığını harmanlayan büyüleyici tarzının temel bileşeni sorulduğunda “Orada olma hissi,” diye yanıtlıyor Alice Greenfield. Rüya gibi bir nostaljiyle parıldayan kareleri, hiç gitmediğiniz yerlerin anılarını çağrıştırır. “Benim için fotoğrafçılık bir tür zaman yolculuğu,” diye devam ediyor Alice. “Görevim, izleyiciyi o anın içine taşımak. Bunu başarabilmek için de bir araya gelmesi gereken çok fazla unsur var.”

2 şemsiye arasından görülen Amalfi sahili © Alice Greenfield | Sony α7C II + 40mm f/2.5 G | 1/4000s @ f/2.8, ISO 125

“Anılar, hem kendimize hem başkalarına anlattığımız hikâyelerdir,” diyor Alice Greenfield. Onun bu kadar güçlü bir anlatıcı olması şaşırtıcı değil. Sonuçta ışık, hareket, renk ve kompozisyonla izleyiciyi hikâyenin içine çeken görüntü yönetmenliği eğitimi almış biri. Yine de fotoğraflarında sinematografik zarafetin yanında samimi bir dürüstlük de hissediliyor; tıpkı İtalya’nın güneşle yıkanmış Amalfi kıyılarına yaptığı son yolculukta olduğu gibi. “İster evde olayım ister başka bir ülkede, aradığım şey her zaman bir yerin özüdür,” diye açıklıyor. “Amacım, o deneyimimden dürüst bir portfolyo oluşturmak. Kendimi bir hikâye anlatıcısı olarak görüyorum ama bunu her zaman insan merkezli bir bakışla yapıyorum. İzleyicinin kameranın arkasında bir insan olduğunu hissetmesini istiyorum ve bu, büyük ölçüde benim duygusal bir insan olmamdan kaynaklanıyor. Hayatımı kelimelerle ve fotoğraflarla belgelemeyi seviyorum. Aslında, portfolyom için ‘güzel yerlerin günlüğü’ demek hiç de yanlış olmaz.”

otel tabelasının altına park edilmiş küçük bir araba © Alice Greenfield | Sony α7C II + 40mm f/2.5 G | 1/1250s @ f/3.5, ISO 80

“O günlüğün sayfalarını oluşturmak için beklemeyi, dikkatli kadrajlamayı ve fırsatları bir arada kullanıyorum,” diyor Alice. “Eğitim aldığım dönemde filmle çalışıyorduk, bu yüzden seçici ve amaçlı olma fikrini oradan miras aldım. Çekim sırasında her şeyin doğru olmasına özen gösteririm, bu yüzden aslında diyebilirim ki, düzenleme sürecim deklanşöre basmadan çok önce başlıyor.” Bu özenin büyük kısmı renklerle ilgili. “Rengin inanılmaz derecede önemli olduğunu düşünüyorum,” diyor. “Hem çekim sırasında hem de renklendirme aşamasında. Görsellerimde nostaljik bir his uyandıran bir palet oluşturmayı hep hedeflerim. Hangi renklerin işe yarayacağını bildiğim için seçici davranabiliyorum. Eğer sahnede parlak yeşil bir araba varsa ve ben onu istemiyorsam, kadrajı yeniden kurarım. Ya da mükemmel kırmızı bir Vespa geçene kadar beklerim çünkü beyazını istemem… Temelde, renkleri canlı olarak düzenliyorum ve bu, sonradan yapmaktan çok daha tatmin edici.”

kapağı açık bir kutuda bir pizza © Alice Greenfield | Sony α7C II + 40mm f/2.5 G | 1/2500s @ f/2.5, ISO 80

“Doğru fotoğraf makinesi ekipmanına sahip olmak da sokak fotoğrafçılığı için çok önemli,” diyor Alice. “Sony Alpha fotoğraf makinelerini seçmemin nedeni işim için ihtiyaç duyduğum hibrit yaklaşımda çok başarılı olmaları. Ancak hangi gövdeyi yanımda götürdüğüme bağlı olarak his ve sonuçların farklı olduğunu da biliyorum. Sokak ve seyahat çekimlerinde küçük bir fotoğraf makinesi istiyorum, Amalfi yolculuğunda Alpha 7 IV ile birlikte kullandığım Sony Alpha 7C II bu konuda mükemmeldi.” “Alpha 7C II ne kadar yetenekli ve gelişmiş olursa olsun,” diye devam ediyor, “beni etkileyen asıl şey hissettirdikleri. Yüksek kaliteli bir elektronik vizöre sahip olması, ergonomisinin düzgün olması ve sağlam, güven veren bir araç gibi hissettirmesi hoşuma gidiyor. Daha büyük Sony fotoğraf makinelerindeki hız ve AF performansına sahip ve fotoğraflarda aradığım derinlik, keskinlik ve renkleri sunuyor. Ama benim için en önemli şey, film kameralarını hatırlatan tasarımı sayesinde çekim yaparken beni rahatlatması.”

sahilde okyanus kenarında oturan bir kişi © Alice Greenfield | Sony α7C II + 24-70mm f/2.8 GM II | 1/1000s @ f/2.8, ISO 80

“Bu durum sadece benim fotoğraflarımı değil, çevremdeki insanları da etkiliyor,” diyor Alice. “Ben göze batmadan ve güvenli şekilde çalışmayı seviyorum; Alpha 7C II de beni daha anonim kılmaya yardımcı oluyor. Çoğu zaman ‘duvardaki sinek’ tarzında, yani fark edilmeden çalışıyorum ama bazen bir portre çekmek istediğim de oluyor. Küçük bir fotoğraf makinesiyle her zaman daha doğal, daha iyi portreler elde ediyorsunuz.” Alpha 7C II’yi FE 40mm f/2.5 G lensle eşleştirmek ise onun için mükemmel bir kombinasyon olmuş. “Sokak fotoğrafçılığı yaparken objektif değiştirme telaşını sevmiyorum,” diyor. “Sabit odaklı bir lens, dikkatimi daha çok topluyor; ‘yakınlaşsam mı, uzaklaşsam mı’ diye düşünmek yerine tamamen ana odaklanıyorum. Ayrıca 40 mm odak uzaklığı çok insani bir perspektif sunuyor. Gerçekten ‘orada olma hissi’ veren bir lens.”

denize dalan bir kişi © Alice Greenfield | Sony α7 IV + 20mm f/1.8 G | 1/3200s @ f/4.0, ISO 320

“Gerçekten ‘orada olma hissini’ en iyi yansıtan karelerim, Positano kıyılarında suya dayanıklı muhafazayla su seviyesinde çektiğim fotoğraflar olabilir,” diyor Alice. “Su altı muhafazalarıyla seyahat etmek pek eğlenceli değil, kabul ediyorum,” diye gülüyor, “ama böyle yolculuklar için tamamen değiyor. Alpha 7 IV fotoğraf makinemi suyun içinde kullanarak dalış ve yüzme anlarını yakalayabilmek, o bağlantı hissini vermenin başka bir yolu. Fotoğraflara baktığınızda neredeyse suyun serinliğini ve güneşin sıcaklığını hissediyorsunuz, ki bu da zaten yaz aylarında İtalyanların en çok yaptığı şey!”

su altında baloncuklarla çevrili adam © Alice Greenfield

Biz hâlâ onun İtalya kıyılarına dair büyüleyici karelerinin tadını çıkarırken, Alice yanında Alpha fotoğraf makineleri ve lensleriyle çoktan yeni projesine başlamış bile. “Alpha serisinin her durum için bir çözümü olduğuna kesinlikle inanıyorum,” diye bitiriyor Alice. “Ve bu da onları mükemmel yol arkadaşları haline getiriyor.”

Öne çıkan ürünler

α Universe bülteninizi almak için kaydolun

Tebrikler! α Universe bültenine başarıyla abone oldunuz

Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin

Üzgünüz! Bir hata oluştu

Tebrikler! Başarıyla abone oldunuz