İlhan Eroğlu’nun fotoğraf makinesi çantasındaki tüm lensler arasında Sony FE 12-24mm f/2.8 GM en önem verdiği ve en sık kullandığı yaratıcı araçlardan biri. “Manzara fotoğrafçılığımda bu lens çok büyük bir rol oynuyor.” diye belirten Türk manzara ve seyahat fotoğrafçısı şunları söylüyor: “Asıl amaç çoğu insanın sandığının aksine sadece mümkün olduğunca geniş bir alanı kareye sığdırmak değil. Mesele aslında ön planda güçlü bir nesne kullanıp perspektiften yararlanarak bir hikâye yaratmak ve o nesnenin çok daha büyük, çok daha etkileyici görünmesini sağlamak.”
Türkiye’de yaşamasına rağmen kendi vatanının sarp ve kadim doğasından Hollanda’nın düz ovalarına kadar uzanan, dünya çapında bir portföyü var. Nerede olursa olsun, 12-24 mm netleme uzaklığı İlhan’a insanları manzaranın içine çeken yaratıcılık imkânı sunuyor. Bu sayede ön plana iyice yakınlaşırken, geniş açı da arka planı bütünüyle doldurabiliyor. İlhan bu durumu “derinlik algısı yaratıyor.” diye açıklıyor. Bu başarının büyük bir kısmı ise 12-24mm GM lensin optik tasarımı sayesinde mümkün oluyor.
Sony’nin geniş açılı zum lens yelpazesini temel alan FE 12-24mm f/2.8 GM, kenardan kenara netlik ve minimum eğrisel bozulma ile süper geniş açılı görüntüler oluşturmak için Sony’nin en yeni lens teknolojisini kullanıyor. İlhan’ın hem ön planda hem de köşelerde zengin detaylar barındıran göz alıcı manzara fotoğrafları çekebilmesi tam da bu teknik özellikler sayesinde mümkün oluyor. İlhan bu durumu şöyle açıklıyor: “12 mm’de bile mükemmel netliğini koruyor ve bozulma seviyesi inanılmaz derecede düşük. Bu netleme uzaklığındaki lenslerde görmeye alışık olduğumuz o tipik bükülmelerin aksine, her şeyi doğal oranlarıyla yakalayabiliyorum.”
İlhan dünyayı dolaşırken 12-24mm GM lensini Sony Alpha 7R V fotoğraf makinesiyle kullanıyor. İlginçtir ki manzara kiti arasında 16-35 mm bir zum lens bulundurmuyor. Bu tercihini “12 mm ile 16 mm arasındaki fark sadece 4 mm olsa da aslında %30 daha geniş bir görüş açısı sunuyor.” diyerek açıklıyor.
Bu geniş açının sunduğu imkânlar sadece sahneye daha fazla alanı dahil etmekle sınırlı kalmayıp aynı zamanda İlhan’ın, geniş bir arka plan görüntüsünü korurken ön plandaki nesneye iyice yaklaşmasına da olanak tanıyor. Bu durum, klasik geniş açılı perspektif vurgusunu ortaya çıkarıyor. İlhan bu durumu şöyle açıklıyor: “Özellikle ölçek ve derinliğin önemli olduğu manzaralarda, çok daha etkileyici ve dramatik bir perspektif sunuyor.” İlhan 12-24 mm GM lensini kullanıp kullanmayacağına karar verirken her zaman önündeki sahneyi dikkatle değerlendirerek işe başlıyor. “Lens seçimi, keşfettiğim yere göre değişiyor. Geniş açılı lens kullanırken kaya, küçük çiçek veya su birikintisi gibi ön plandaki bir nesneye yaklaşmak çok önemli. Ön plandaki bu ilgi odağı sayesinde fotoğrafa bakan insanları sahnenin önünden arka plana kadar götüren güçlü bir kompozisyon oluşturulabiliyor. Aynı zamanda gökyüzünü de kompozisyonun vazgeçilmez bir parçası haline getiriyor.”
Elbette lens denklemin sadece bir parçası ve tüm manzara fotoğrafçılığında olduğu gibi ışık her şey demektir. İlhan her zaman “Altın Saat” vaktini, yani gün doğumu ve gün batımı civarındaki o kısa süreyi tercih ediyor. Işığın sıcak ve gökyüzünde alçak olduğu bu anlar, uzun ve dramatik gölgeler oluştururken sahnenin belirli bölümlerini aydınlatıyor. İşte bu anlarda 12-24mm GM lensin Nano AR kaplaması devreye giriyor. Doğrudan ışığa karşı çekim yaparken bile lens parlamalarını azaltıyor ve sahnedeki kontrastı koruyor.
İlhan teknik açıdan, 61 megapiksellik BSI-CMOS sensörün ve 12-24mm GM lensteki XA bileşenlerinin sunduğu potansiyeli en üst seviyeye çıkarmak ve her ayrıntıyı olabildiğince net yakalamak için tripod kullanıyor. İlhan bu tercihi şöyle açıklıyor: “Nihai görüntünün tüm kare genelinde tutarlı ve detaylı görünmesi için görüntüde her yerin kusursuz bir netlikte olmasını istersiniz.” Tripodun bir diğer işlevi ise görüntüleri “istifleme” (stacking) yöntemiyle birleştirme konusunda İlhan’a kolaylık sağlaması. Bu yöntemde ön plandan arka plana kadar tüm alanı kapsayacak şekilde farklı netleme noktalarından birden fazla kare çekilir ve ardından bu kareler bir yazılım aracılığıyla istiflenerek en yakın noktadan en uzağa kadar her yeri kusursuz netlikte olan tek bir fotoğraf elde edilir. Hassasiyet ve sabır isteyen bu teknikler, İlhan’ın hem lensten hem de fotoğraf makinesinden en iyi verimi almasına imkân tanıyor.
Alpha 7R V gövdesine takıldığında 12-24mm GM mükemmel bir uyum sağlıyor. “Lensin netlemesini hızlı, isabetli ve çok akıcı buluyorum. Bu da hassasiyetin önemli olduğu sahneleri yakalamak için onu ideal kılıyor. Mükemmel netliği, renk zenginliği ve harika kontrastıyla sunduğu görüntü kalitesi gerçekten olağanüstü. En geniş diyafram açıklığında bile netlik ve detay seviyesi etkileyici. Doğal manzaraların derinliğini ve dokusunu yansıtmak için kesinlikle kusursuz bir lens.”
“Dünya benim için koca bir tuval. Gittiğim her ülkede fotoğraf çekerek kendi resimlerimi yapıyorum”