Seyahat fotoğrafçılığı genellikle yeni olanın (yeni yerler, yeni manzaralar, yeni hikayeler) heyecanıyla tanımlanır, ancak bu keşif anlarını büyüleyici görüntülere dönüştürebilmek de en az bunun kadar önemlidir. Dünya gezgini İlhan Eroğlu ile bir araya geldik ve kendisi bize yakın ve uzak yerlere yaptığı yolculuklarda Sony E 16-55mm f/2.8G'nin neden vazgeçilmez olduğunu anlattı.
"Yeni bir yer keşfetmek benim için her zaman heyecan verici ve bu heyecan, çektiğim fotoğrafın bir parçası haline geliyor" diyor İlhan. "Böyle zamanlarda yeni bir şey deneyimleme ve başkalarına da benim o sırada yaşadığım duyguyu yaşatma şansını elde etmiş oluyorum."
Bununla birlikte İlhan'a göre keşif, bu alanda başarılı olmak için gereken beceri ve donanımda da kendini gösteriyor. Bugüne kadar yüz binlerce kilometre yol katetmiş olan İlhan'a göre en temel becerilerden biri seyahate çıkmadan önce gereken hazırlığı yapıp doğru ekipmanla yola çıkabilmek; İlhan'ın E 16-55mm f/2.8 G lens kullanımı da bu noktada devreye giriyor. Küçük, hafif ve çok yönlü olmasının yanı sıra f/2.8 sabit maksimum diyafram açıklığına sahip olan bu lens, İlhan'ın Alpha 6600 makinesi ve daha önceki seyahat dostu Alpha APS-C modelleri için mükemmel bir yol arkadaşı. "Seyahat ederken kullanmak için harika bir lens bu çünkü hem geniş açılı hem de orta menzilli fotoğraflar çekmek için çok fazla olanak sunuyor. Daha uzun menzilli çekimler için genellikle 70-200mm lensi de yanıma alıyorum ama çoğu zaman sadece bu lensle çekim yapmak mümkün oluyor."
İlhan, doğru Sony ekipmanının yanı sıra konumu araştırmanın da çok önemli olduğunu söylüyor. "Yeni şehirlere ya da yeni bölgelere gitmeden önce her zaman araştırma yaparım" diyor İlhan, "ama en önemlisi oraya kendi imzamı nasıl atacağım konusunda çalışma yaparım."
Bu sürecin bir kısmı gün doğumu, gün batımı ve mavi saat zamanlarını hesaplamakla geçiyor; İlhan en etkileyici fotoğraflarının çoğunu bu saatlerde çekiyor. "O güzel altın saatlerde fotoğraf çekmeyi seviyorum, öte yandan şehrin elektrik ışığının ortamdaki ışığı soğutan karanlıkla mükemmel bir şekilde birleştiği mavi saat gibi uç noktadaki hava ve ışık koşullarında da çekim yapmak çok hoşuma gidiyor."
"Ayrıca çantamda gün doğumu ve gün batımında çekim yaparken ışığın dengesini kontrol etmemi sağlayan filtreler ve ışığın az olduğu zamanlarda bana yardımcı olan bir tripod da var" diye devam ediyor İlhan. "Fotoğraf çekerken sık sık uzaktan kumanda kullanmamın nedeni de bu, sahnede mümkün olduğunca fazla netlik olmasını istiyorum. Lensin kalitesiyle birlikte tüm bunlar netliğe katkıda bulunuyor."
Bunun en güzel örneğini, İlhan'ın, önde Ortaköy Camii, arkada Avrupa ve Asya kıtalarını birbirine bağlayan Boğaziçi Köprüsü'nün göründüğü İstanbul fotoğrafında görmek mümkün. "Doğudaki tepelerin ardındaki renkli bulutları yakalayabilmek için gün doğumundan önce oraya gitmeyi tercih ettim" diyor İlhan ve devam ediyor: "Lensin en geniş ucuyla çalışıp aşağıdaki camiyle birlikte köprüyü boydan boya kareye dahil edebildim."
Venedik'te çekilen başka bir fotoğrafta, lesin uzun zum ucu İlhan'ın farklı bir kompozisyon tercih etmesine olanak sağlamış. "Venedik; kanalları, kuleleri ve fotojenik manzarasıyla fotoğrafçılar için cennet gibi bir yer" diyor İlhan hayranlıkla. "Her iki tarafında da kuleler bulunan bu kanal beni bu kompozisyonu oluşturmaya sevk etti ama geniş açılı çekim yapmak kulelerin ön plana kıyasla küçük görünmesine neden olacaktı. 55mm'de daha doğal bir perspektif elde ediliyor ve bahsettiğim unsurlar doğru boyutlarında görünüyor."
İlhan'ın seyahatlerinde yararlandığı bir diğer özellik de lensin sabit f/2.8 diyafram açıklığı. "Bu açıklık konuyu ayırmak istediğimde arka planda çok güzel bokehler oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda ışık azaldığında bile elde çekim yapmayı kolaylaştırıyor. Örneğin, bazen Venedik gibi şehirlerde tripodum olmadan yürüyerek daha özgür bir şekilde çalışmayı ve şehri yolda keşfetmeyi seviyorum."
Genellikle mümkün olduğunca özgür çalışmak isteyen İlhan, bu lensin Alpha 6600 ve diğer Sony APS-C formatlı aynasız gövdelerle harika bir ikili olduğunu düşünüyor. "Hafif bir lens bu ve sık sık uzun doğa yürüyüşleri yaptığım veya tüm gün ayakta kaldığım için bu çok önemli oluyor. Bu lens varken genellikle başka lens taşımaya veya lens değiştirmeye gerek kalmıyor. Ekipmanım ne kadar hafif olursa benim için o kadar iyi; bununla birlikte E 16-55mm f/2.8 G yapı veya optik kalitesinden ödün vermiyor. Dayanıklı bir lens ve mükemmel netlik sunuyor."
Dolayısıyla E 16-55mm f/2.8 G'nin performans, çok yönlülük ve taşınabilirlik bakımından sağladığı avantaj, ekipmanları yüzünden seyahat fotoğrafçılığının temel heyecanı olan "gerçekten seyahat etme" keyfinden mahrum kalmak istemeyen İlhan gibi fotoğrafçılar için bu lensi mükemmel bir seçim hâline getiriyor. "Ben her zaman öncelikle sürecin tadını çıkarmaya odaklanıyorum ve bu deneyim sırasında fotoğrafların kendiliğinden çıkıp gelmesine müsaade ediyorum. En güzel fotoğraflarımın kaynağı da bu oluyor zaten: lensimden bakarken gördüklerimden duyduğum keyif."
“Dünya benim için koca bir tuval. Gittiğim her ülkede fotoğraf çekerek kendi resimlerimi yapıyorum”