UV ışığının aydınlattığı yerde yatan kadın

Hayatınızı Aydınlatın

Burak Bulut Yıldırım

Fotoğrafçılıktaki en heyecan verici duygulardan biri keşif duygusudur. Yeni konular, yeni başarılar ya da yeni teknikler… Burak Bulut için bu keşif anı, UV ışıkla çalışmaya başladığında gerçekleşti. “Fotoğrafçılar olarak ışıkla oynamayı severiz,” diye anlatıyor Burak. “Ama çoğu zaman görünür ışıkla çalışırız. Yani stüdyoda ışıkları hareket ettirip değiştirmek ya da istediğiniz etkiyi yaratmak için güneşle çalışmak gibi… Benim için asıl dönüm noktası, UV ışığını ve neon makyajı kullanmaya başladığım an oldu.”

yeşil renkle aydınlatılan bir kadının UV ışıkta portresi © Burak Bulut Yildirim | Sony α7R III + FE 85mm f/1.4 GM | 1/100s @ f/1.6, ISO 2000

Burak, bu keşfi ilk ışıkla boyama deneyimlerine benzetiyor ve anlatıyor: “Bir anda kafanda bir şimşek çakıyor ve ‘Bu ne kadar da etkileyici, inanılmaz olasılıklar sunabilir.’ diye düşünüyorsun. Işıkla boyamada da aslında yine bir nesneye ışık tutuyoruz ama UV ışığı ve makyajla birlikte modelin cildi adeta ışığın kendisine dönüşüyor.” Hem fotoğrafçı hem de ışık eğitmeni olan Burak, bu tekniğe büyük ilgi duymuş. “Yaratıcılığın sınırlarını zorlamayı her zaman denerim, özellikle de ışık söz konusu olduğunda,” diye açıklıyor. “UV ışıkla çalışmaya başladığımda da durum farklı değildi. Ama öğrenilecek ve denenecek çok şey vardı.” Kurulumun aslında oldukça basit olduğunu söylüyor, fakat alışmak zaman alıyor. “Aslında neon makyaj normal ışıkta çok donuk görünse de genellikle ‘kara ışık’ olarak adlandırılan UV altında parlak bir şekilde ışıldar.”

mavi gözlü ve kırmızı dudaklı bir kadının UV portresi © Burak Bulut Yildirim | Sony α7R V + FE 85mm f/1.4 GM | 1/200s @ f/1.4, ISO 2000

“Bununla beraber, eski UV ışıklarını kullanamazsınız çünkü bazıları tehlikeli olabilir,” diye devam ediyor, “bu yüzden en zayıf ışığı kullanıyoruz. Ardından, karanlık bir alana ve siyah veya çok loş bir arka plana ihtiyacınız var çünkü normal ışığın, efektin önüne geçmesini istemezsiniz. Nesnenin dişleri de dahil olmak üzere beyaz olan her şey güçlü bir şekilde yansıyacaktır!” Burak, UV çekimlerinin karanlığının zorlukları ve fırsatları da beraberinde getirdiğini söylüyor. “Bir kere, normal ışığın olmaması, normal bir stüdyo çekiminden farklı pozlama yapmamız gerektiği anlamına geliyor,” diye açıklıyor. “Boya gözünüze parlak görünse de fotoğrafik açıdan nispeten loştur, bu nedenle bu görüntülerin çoğu, 3200 veya 4000 gibi portreler için alışılmadık olan ISO ayarları kullanılarak çekilir. Ayrıca f/1.4 veya f/2.8 gibi ayarlara sahip hızlı lensler kullanmamız gerekiyor.”

boynunda kırmızı şimşek işareti olan bir kadının portresi © Burak Bulut Yildirim | Sony α7R V + FE 85mm f/1.4 GM | 1/80s @ f/2.8, ISO 3200

Buna karşılık Burak, ışığın az olmasının daha düşük deklanşör hızlarını mümkün kıldığını ve bunun da onun en çarpıcı UV fotoğraflarına zemin hazırladığını söylüyor. “İlk bulanık UV fotoğrafımı tamamen tesadüfen çekmiştim. Fotoğraf makinesini biraz oynatıp neler olacağını görmek istemiştim,” diyor. “Artık bunu sık sık yapıyorum, çünkü ister benim ister modelin hareketi olsun, her bir hareket parlayan ciltte ışık izleri bırakıyor.” Bu keşif, Burak’ın tekniğini geliştirmesine de imkân tanımış. “Bu projede balerinlerle çalıştım; çünkü onların hareketleri, parlayan makyajla birlikte çok daha etkileyici görünüyor. Fotoğraf makinesini tripoda sabitleyip ISO’yu düşürüyor ya da diyafram açıklığını kısarak deklanşörü 1-2 saniyeye çekiyorum, sonra onlardan piruet yapmalarını istiyorum. Hile gibi görünüyor ama aslında sadece ışığın akışı ve dansçının yeteneği,” diyor. “Fotoğraf makinesini elde kullandığınızda ise görüntüye daha da fazla enerji ve hareket katmak mümkün oluyor.”

UV ışığı altındaki bir kadının düşük deklanşör hızında çekilmiş portresi © Burak Bulut Yildirim | Sony α7R V + FE 85mm f/1.4 GM | 1/13s @ f/2.8, ISO 3200

Burak son UV çalışmalarında, özellikle sundukları olağanüstü dinamik aralık ve çözünürlük nedeniyle Sony Alpha 7R V ve Alpha 7R IV fotoğraf makinelerini kullanıyor. “Koyu arka plan ve ışıltılı makyaj nedeniyle bu görüntülerde o kadar çok kontrast oluyor ki birçok fotoğraf makinesi bir alanda tonaliteyi kaybediyor,” diyor, “ancak bu fotoğraf makineleriyle her bir ton, karmaşık neon makyaj ayrıntılarıyla birlikte kaydediliyor ve bu da her portreye neredeyse üç boyutlu bir kalite kazandırıyor.” “Dahası yüksek çözünürlük, nesnenin cilt dokusunun mükemmel bir şekilde gerçekçi görünmesini sağlıyor. Bunlar oldukça soyut görüntüler olduğu için bu önemlidir. Eğer ayrıntıyı kaybederseniz, sanki boyanmış veya dijital olarak yapılmış gibi sahte görünebilir. Alpha 7R fotoğraf makinelerinin sunduğu detaylar, portrelerin fotoğraf olarak görünmesini sağlıyor.”

elinde çubuklar tutan bir kadının yan profili © Burak Bulut Yildirim | Sony α7R V + FE 85mm f/1.4 GM | 1/60s @ f/2.2, ISO 1600

Karanlıkta çalışırken Burak, Sony fotoğraf makinelerinin hızlı ve isabetli otomatik netleme sistemine de güveniyor ve şunları aktarıyor: “Soyut makyajlara rağmen, otomatik netleme yanılmıyor ve dansçıların akıcı hareketlerinde bile odaklanmayı sürdürüyor.” FE 85mm f/1.4 GM ve FE 55mm f/1.8 ZA gibi hızlı prime lensler bu konuda büyük avantaj sağlıyor. “Sensöre daha fazla ışık veriyorlar, bu da netlemeyi kolaylaştırıyor. Ayrıca yarattıkları bokeh efektine bayılıyorum,” diye ekliyor. Burak’ın en heyecan verici keşiflerinden biri ise UV ışıkla ilgili yaratıcı fikirlerinin hâlâ gelişmeye devam etmesi. “Bunu birçok farklı şekilde denemek istiyorum,” diyor. “Üstelik Sony ekipmanlarıyla çalıştığım için önümde hiçbir engel yok. Yüksek çözünürlük, olağanüstü optik performans ve mükemmel düşük ışık özellikleri, aklıma gelen her sanatsal fikri hayata geçirmemi sağlıyor.”

Öne çıkan ürünler

Burak Bulut Yildirim

Burak Bulut Yildirim | Turkey

“Fotoğraf makinem, dünyayla ve fotoğrafladığım insanlarla ışık dilinde iletişim kurmamı sağlayan tek araç.”

α Universe bülteninizi almak için kaydolun

Tebrikler! α Universe bültenine başarıyla abone oldunuz

Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin

Üzgünüz! Bir hata oluştu

Tebrikler! Başarıyla abone oldunuz