Bazı fikirler zaman zaman en basit şeylerden ortaya çıkar. Küçük bir düşünce veya fikir yeni bir projenin fitilini ateşleyebilir ve bu ilham dolu an için tek gerekli olan yeni bir ayar, fotoğraf makinesi veya lens olabilir.
Kısa süre önce bir basketbol maçını fotoğraflamak üzere Sony Alpha 1 ile birlikte FE 400mm f/2,8 G Master lens kullanan Türk spor fotoğrafçısı Mine Kasapoğlu'nun başına da tam bu gelmiş.
"Beni birçok kişi canlı yayında basket sahasında yere yatarken görmüş. Fotoğrafçı arkadaşlarım ise "Basket maçını 400 mm'lik lensle mi çekiyorsun?" diye mesaj göndermişti."
400 mm'lik lensler genelde futbol, kayak veya bisiklet gibi dış mekanda yapılan sporların çekiminde kullanılır. Fakat basketbol sahası gibi kapalı bir alan için ilginç bir seçenek sunuyor. Bununla birlikte lensi fotoğraf makinesi çantasından çıkarıp Alpha 1'ine takarken Mine'nin aklında tek bir şey vardı.
"Maçın ilk iki çeyreğinde bir haber ajansının isteyeceği türden standart fotoğrafların tümünü çektim, bunun için 70 - 200mm f/2,8 G Master lensimi kullandım. İkinci yarıda ise FE 400mm f/2,8 GM lensimi kullanarak farklı bir şeyler deneyebileceğimi düşündüm. Kimse basket maçını 400mm'lik lensle çekmez ancak elde ettiğim görüntülerden memnun kaldım."
Sonuç olarak arenanın ışıkları altında maça odaklanan basketbolcuların anlık ifadelerinin görüldüğü maç içi portreler ortaya çıktı.
"Sporcuların her zaman yüzlerindeki gerçek ifadeleri yakalamaya çalışıyorum. Surat asar gibi görünen "maç ifadeleri"nden çok hoşlanmıyorum. Sporcu tam olarak kendini kaptırdığı gerçek anları, kahramanlık anlarını yakalamayı seviyorum. Bu anları bir stüdyoda yaratmanız mümkün değil."
Maç içinde bu portreleri yakalamak üzere Mine, Sony Alpha 1 ve 50,1 megapiksel BSI CMOS sensörü kullanıyor.
"Eski usulleri takip eden biri olduğumu söyleyebilirim; film ile çekim yapmanın kurallarını hâlâ hatırlıyorum. ISO 3200 filmle çekim yapardık ve resimlerdeki ağır kumlu görüntüyü bir türlü düzeltemezdik. Fakat Alpha 1 sayesinde düşük ışıkta bile çalışabiliyorum, görüntüler muhteşem ve çok net çıkıyor. Bu gibi koşullarda çekim yapabilmek gerçekten müthiş ve önemli bir katkı sağlıyor."
Mine'ye bu oyun içi portreleri yakalamasına yardımcı olan sadece Alpha 1'in düşük ışıktaki üstün görüntü kalitesi değil. Fotoğraf makinesi ayrıca bu tür koşullarda hassas bir şekilde odaklanabiliyor.
"Spor fotoğrafçıları her zaman yüzlere odaklanmaya dikkat eder. Fotoğrafçılar ekranlarına baktıklarında yüz odaklamasını kontrol ettiklerinden emin olabilirsiniz. Sony Alpha 1 ile bunu kontrol etmeme gerek yok. Sekansın tamamını 30 kare hızında çekebilirim ve her görüntünün odaklanmış olduğunu bilirim. Bu büyük önem taşıyor, bu sayede sporcunun en iyi göründüğü anı ortaya koymak üzere istediğim yüz ifadesini seçebiliyorum."
Sony Alpha 1'in gelişmiş otomatik odaklama gücü Mine'nin basketbol gibi sporları fotoğraflamasını önemli ölçüde değiştirdi. "DLSR'da çekim yaparken örneğin bir smacı yakalamak istersem çembere odaklanır ve beklerdim. Fakat İzleme AF sayesinde Alpha 1 ile aksiyonun tamamını takip etmenin yanı sıra smacı da yakalayabiliyorum. Benim için en önemli unsur odaklanmaydı ancak Sony'ye geçtikten sonra buna dikkat etmeme gerek kalmadı."
Basketbol, Mine'nin sporcuların maç sırasında yaşadığı duyguları aktarma konusunda duyduğu tutkuyu gözler önüne seriyor. Gelecek nesillerin sporcularına ilham vermek gibi önemli bir motivasyonla çalışıyor.
"Yeni nesle ilham olmak benim için son derece önemli. Sporcuların çok iyi görünmesini sağlamak istiyorum, böylece herkes onların yaptıklarını yapmak isteyecek. Elimdeki Sony ekipmanla bunu yapmak, çektiğim herkesi en iyi hâliyle resmetmek son derece kolay."
“En doğru anda yakalanmış, ışık, enerji ve duygunun peşinde”