Video kliplerin temel formatı basit olabilir ancak müzisyenler ile film yapımcıları arasındaki iş birliğinin yarattığı olasılıklar basit olmaktan çok uzaktır. Yeteneklerini sergileyen çok sayıda yaratıcı yönetmenin film yapımcılığına bu şekilde başlaması belki de bu yüzdendir.
Film yapımcılığı bölümünden kısa bir süre önce mezun olan Marin Distafa bu formata yabancı değil. Peki birlikte çalıştığı arkadaşı CJ için çekilen tanıtım videosunun son rötuşlarını yapan Marin’e göre başarının sırrı nedir? “Bence muhtemelen eskiden neyse şimdi de o.” diyerek sorumuzu yanıtlayan Marin şöyle devam ediyor: “Görseller şarkıyı ileri taşımalı ve hikâye anlatımına yardımcı olmalıdır. Aksi takdirde her ikisi de kaybolur gider. Sanatçının yazdıklarıyla çalışmak, verdiğiniz yaratıcı kararlara rehberlik eder.”
“Bibidy” videosu yalnızca birkaç ay önce Doğu Londra civarında Sony FX30 ile çekildi. Peki ilham kaynağı neydi? Genç bireylerin toplu taşımada ücretsiz seyahat etmesini sağlayan Zip Oyster kartlarının ayırt edici bip sesleri. Bu sıradan hatıra, hayat ve büyümenin zorlukları üzerine derin ve anlamlı düşüncelerle dolu bir şarkı ortaya çıkardı.
“Başlarda CJ şarkı için yalnızca birkaç sosyal medya içeriği istemişti.” diyerek anlatmaya başlayan Distafa şöyle devam ediyor: “Birkaç yıl önce CJ’in Zip kartı olmadan otobüslere binmeye çalışıp reddedildiği ve bunun çocukluğu geride bırakmanın bir metaforu olarak kullanıldığı bir filmini çekmiştik. Çok sayıda çekim yaptık ancak filmi hiçbir zaman yayınlamadık. Daha sonra bu yılın başlarında, Skepta’nın bir videosunda gördüğümüz, tren istasyonlarında geçen birkaç sahneden ilham alarak düzgün bir tanıtım videosu çekmeye karar verdik.
Film yapımcılığında başarılı olmanın yolu planlı olmaktan geçiyor ve Marin’in çalışmalarında bunu tüm gerçekliğiyle görebiliyoruz. “Belirli konularda hemfikir olmamız gerekiyordu ancak şarkısındaki hikâye ona aitti.” diyerek çekim öncesini hatırlayan Marin şöyle devam ediyor: “Kontrolü ele geçirmek istemedim, yalnızca bir denge tutturmam gerekiyordu. Şarkının anlattığı hikâyeyi en iyi nasıl gösterebiliriz, hangi mekânlarda çekim yapmamız mantıklı olur ve izleyiciyi anlatmak istediğimiz konudan uzaklaştırmadan görsel yeteneğimizi nasıl sergileyebiliriz gibi birçok soruya birlikte cevap aradık.”
“Deneme çekimleri çok önemliydi.” diyerek anlatmaya devam eden Marin bu konuyu şöyle açıklıyor: “Çünkü bir mekanda nasıl kareler çekeceğinizi veya ne tür sorunlar yaşayabileceğinizi bildiğinizde herhangi bir sürprizle karşılaşmıyorsunuz. Bu yaklaşımın işe yaradığını da gördük çünkü son ziyaretimizden bu yana ilk başta kullanacağımız oyun parkındaki tüm salıncak setleri kaldırıldı.”
Gülerek “İşin en zor kısmı tren istasyonlarında çekim yapmaktı.” diyen Marin ekliyor: “Mile End, Leyton ve Bow Road da dahil olmak üzere beş veya altı istasyonda çekim yapmamız gerektiğini biliyorduk ancak buralar oldukça karmaşık yerler. İhtiyacımız olan ne varsa aldık ve hemen ayrıldık.”
Çalışma zamanı kısıtlı olsa da Marin, teatral denilebilecek bir titizlikle hazırladığı kadrajlarla güzel sahneler oluşturdu. “Statik kompozisyonlar yoğun bir şekilde odaklandığım bir konuydu ve bu sayede CJ’in performansını sergileyeceği bir alan oluşturdum. Tripod kullanarak çalışmak da aynı karede farklı noktalarda görünmesi gibi özel efektler kullanabilmemizi sağladı. Fotoğraf makinesi sabit durduğunda görüntüleri kurguda birleştirmek zor değildi ve bazen kaydın bir katmanını kırpıp diğerinin üzerine yerleştirmem yeterli oldu. Öte yandan, ışık koşulları çok fazla değişseydi sil baştan başlamak zorunda kalacaktım.”
Sony FX30’un Marin için erişilebilir ancak güçlü bir film yapma aracı olarak ön plana çıktığını açık bir şekilde görmek mümkün. “Çok yönlülük konusunda bu kadar iyi olması bana büyük bir güç veriyor.” diyerek fotoğraf makinesi tercihini açıklayan Marin şöyle devam ediyor: “Yani basit sosyal medya içeriklerinden yüksek kaliteli prodüksiyonlara kadar her şey için kullanabiliyorum. Örneğin; Bibidy videosunda, 4K çözünürlükte S-log3 kullandım. Film görünümü ve havası yaratma konusunda son derece başarılı bir araç ve kayıtların downsampling yöntemiyle 6K’dan elde edilmesi sayesinde oldukça çarpıcı görüntüler oluşturabiliyorsunuz.”
“Fotoğraf makinesinin küçük boyutlu sensörü, gövdesinin son derece kompakt olmasını da sağlıyor.” diyerek anlatmaya devam eden Marin şu yorumda bulunuyor: “Birden fazla konumda çekim yaptığınız çalışmaların yanı sıra hareket halindeyken çekim yapmak için de mükemmel bir araç. Bunun dışında, Sony Sinema Grubu’na ait olması nedeniyle, titizlikle tasarlanmış ergonomik özellikleri, özel menüleri ve elinize tam oturmasını sağlayan özelleştirilebilir kontrolleriyle film yapımcılığı için özel üretilmiş bir fotoğraf makinesi kullandığınızı biliyorsunuz.”
“Ayrıca mikrofonlar ve ekranlar gibi birçok Sony aksesuarıyla entegre edilebilmesi sayesinde hızlı kurulum yapabildiğiniz basit setlerin veya daha büyük ekipman takımlarının temel bir parçası olarak kullanabiliyorsunuz. Bu çalışmamda kullandığım FE 35mm f/1.8 ve FE 85mm f/1.4 GM gibi E-mount lenslerle uyumlu olması da kullanıcılara sayısız seçenek sunuyor.”
“Bu videoyu çekmenin bana öğrettiği bir şey varsa…” diyerek konuşmasını toparlayan Marin son olarak şunları söylüyor: “o da fikirlerinizin yalnızca fikirler olarak kalmasına izin vermemeniz gerektiğidir. Bir şeyler yapmak istiyorsanız harekete geçmeniz gerekiyor. Yeni mezun biri olarak şu anda bunu yaptığım bir dönemdeyim ve FX30’u sektörde kalıcı bir yer edinmeme yardımcı olan kusursuz bir fotoğraf makinesi olarak görüyorum.”
Nefes kesici geniş açılı lenslerden muhteşem telefoto lenslere kadar geniş bir ürün yelpazesi sunan Sony’nin göz alıcı lens koleksiyonuyla video çekiminin sınırsız olasılıklarını keşfedin. İster geniş manzaraları çekiyor ister karmaşık ayrıntılara zum yapıyor olun, Sony’nin geniş lens yelpazesi sayesinde hikâye anlatımınızı bir üst seviyeye taşıyıp yaratıcı vizyonunuzu benzersiz bir şekilde hayata geçirmenizi sağlayacak gücü elde edin.
Hemen keşfedin