Çantamda her zaman olması için tek bir telefoto seçmem gerekseydi bu kesinlikle FE 70-200mm f/2.8 GM OSS II olurdu. Belirli kullanım amaçları için başka lenslerim de var. Örneğin en muhteşem ay fotoğraflarını çekmek için kullandığım 400-800 mm lensim gibi… Ancak 70-200 mm lensin çok yönlülüğü gerçekten eşsiz. Özellikle de yanında bir tele dönüştürücü taşıdığınızda. Bu sayede çantanızda adeta 2, hatta (2 tele dönüştürücü taşırsanız) 3 lens bulunur!
Hollanda’da uzaktan manzara fotoğrafları çekmek için 70-200 mm lensimi kullanıyorum. Sisli sabahlarda, tek başına duran ağaçları bir araya getirmek ve birbirlerine daha yakın görünmelerini sağlamak için sıkıştırma tekniğini kullanıyorum. Sislerin içindeki tek bir ağaç ya da ilk ışığın ağacın tam da o belirli kısmına nasıl vurduğunu gösteren detaylı bir çekim. Ya da daha da yakından: Güneşin arka ışığıyla aydınlatılan minik bir çiçek soğanı. Bu lensle tek bir konumdan tamamen farklı çekimler yapabiliyorum. İşte bu lensi bu kadar eğlenceli kılan da bu. Netlik özelliğini, uzaktan her şeyi çok yüksek çözünürlükte yakalamak için kullanıyorum ama çiçeklerin güzel, rüya gibi yakın çekimlerini oluşturmak için f/2.8’i kullanıyorum.
Hollanda’nın ormanlarını ve ağaçlarını fotoğraflarken de bu lensi sıklıkla kullanıyorum. Toskana veya Slovenya'ya yaptığım seyahatlerde ise her zaman bu lensi yanıma alıyorum çünkü uzaktaki tepeleri ve dağları daha uzun bir netleme aralığında bir araya getirebilmemi sağlıyor. Biraz daha uzun menzile ihtiyacım olursa, 2x tele dönüştürücü takmam yeterli çünkü bu lens, tele dönüştürücü birlikte son derece iyi performans gösteriyor.
İşte aynı bölgeden çekilmiş üç farklı fotoğraf. İlk görüntüde manzaranın tamamını kareye alıyorum, arka planı daha yakına çekmek için sıkıştırma kullanarak daha dengeli bir kompozisyon elde ediyorum ve aynı zamanda ilk ışığı, tüm unsurları birbirinden ayırmak için kullanıyorum.
İkinci çekimde, ağaçlara ve ışığın onlara nasıl vurduğuna daha yakından bakmak için biraz daha yaklaştım. Burada güneş zaten biraz daha yükselmişti.
Son çekimde daha da yaklaşıyorum ve yaprakların tek tek detaylarını netliyorum. Bu benim en sevdiğim yakın fotoğraflardan biri. Tüm mevsimleri tek bir yaprakta, etrafında donmuş çerçeveyle gösterir.
İşte Toskana’daki aynı noktadan, her ikisi de lensi tamamen açarak kullanan tamamen farklı iki fotoğraf. İlkinde, tepelerin arasına sıkışmış sisi göstermek için lensin daha uzun menzilini kullandım.
İkinci çekimde, lensin rüya gibi bokeh özelliğini kullanarak gelincik çiçeğinin portresini yakaladım.
Burada, bu lensi nasıl kullandığımı ve farklı odak uzaklıkları ve diyafram açıklıklarıyla tek bir konumdan çeşitli manzaraları yakalamak için yeteneklerinden nasıl en iyi şekilde yararlandığımı gerçekten görebilirsiniz.
Ayrıca ‘Soyut Doğa’ fotoğrafları çekmek için sıklıkla 70-200 mm kullanıyorum. Bu lensin odak aralığı ve özellikle de olağanüstü netliği bu tür çekimlerde gerçekten çok işe yarıyor. Soyut doğa fotoğraflarında bazen neye baktığınızı tam olarak bilemezsiniz. İşte bu da işin eğlenceli yanı.
Elbette portre fotoğrafçıları bu lensi çok seviyor. Portreler için harika bir seçenek ve bir manzara fotoğrafçısı olarak sık sık portre çekiyorum. İnsanlardan daha çok hayvanlarla ilgileniyorum. İnekler, koyunlar, bir sürü at ve hatta bazen bir fil bile lensime takılıyor.
Bu lens, fotoğraf makinesi çantası içinde olmazsa olmazlardan. Gördüğünüz gibi onunla son derece geniş bir nesne yelpazesi yakalıyorum. Sadece bu da değil, çoğu zaman aynı manzaranın bambaşka açılarını da yakalayabiliyorum. Çok yakın çekimlerden tüm bir manzaranın net fotoğraflarına kadar. Ayrıca tele dönüştürücüler size daha da fazla olanak sunuyor.
FE 70-200mm f/2.8 GM OSS II’yi en sevdiğim uzun menzilli lens yapan da bu! Bu ürünün çok yönlülüğü gerçekten eşsiz.
“Mükemmel çekimi yapma takıntım var”