1980 yılında Avusturya’nın Graz şehrinde dünyaya gelen Mathias, sanat düşkünü bir ailede büyüdü. Evinin her yanını Egon Schiele, Vincent van Gogh ve Salvador Dali gibi sanatçıların eserleri süslüyordu. Henüz yedi yaşındayken çevresindeki başyapıtları taklit etmeye çalışarak resim yapmaya başladı. Hatırladığı en eski anılarından biri, bir galeride otururken insanların “Monet” adındaki bu adamın “Nilüferler”inden neden bu kadar etkilendiklerini anlamaya çalışmasıydı.
Gençliğinde yeni buluşlara büyük bir merak duyuyordu ve kısa süre sonra ilk bilgisayarını alarak görsel yaratıcılığını yeni teknolojilerle birleştirme fırsatı buldu. Okulda grafik tasarım eğitimi görmesinin ardından birkaç yıl boyunca çeşitli şirketlerde tasarımcı olarak çalıştı ve web siteleri, logolar, posterler, broşürler, moda içerikleri vb. tasarladı.
23 yaşında ise bir hobisini daha mesleğe dönüştürdü: fotoğrafçılık. Uzun yıllar boyunca fotoğrafçılığın çeşitli alanlarında önde gelen fotoğrafçılardan ders aldı. Çalışmaları sayesinde dünyanın dört bir yanına gitme fırsatı buldu. Ayrıca Formula 1’de Red Bull Racing’in resmi takım fotoğrafçılığını ve ünlü yardım etkinliği “Life Ball”da dünyanın en büyük fotoğraf ajansı olan Getty Images’ın resmî fotoğrafçılığını üstlendi.
32 yaşında sanat yönetmeni olarak kendi projelerini geliştirmeye başladı ve neticesinde Art Basel Miami, Venedik Bienali ve benzeri birçok sanat etkinliğinde ödül kazandı. Bu sayede Andreas Gursky, Erin Wurm ve Herbert Brandl gibi ünlü sanatçılarla çalışma şansı yakaladı.
Eski ressamların çalışmalarını analiz ederek çok şey öğrendi. Bir süredir de görüntü kompozisyonu kuralları ve bunların fotoğrafa bakanlar üzerinde bıraktığı psikolojik etkiler konusunda deneyler yapıyor. Yeni teknolojiler, Mathias’a bir sanatçı olarak önünü açacak heyecan verici olanaklar sunuyor. Mathias, etkilendiği tüm unsurların, izlenimlerin, tecrübelerin ve becerilerinin bir araya gelerek ortaya koyduğu eserlerde vücut bulmasını mümkün kılan yaratma sürecinden büyük keyif alıyor.