Adım Diego Souto, İspanya'da yaşıyorum. Sony Europe Görüntüleme Marka Elçisiyim ve spor fotoğrafçılığında yirmi yılı aşkın bir kariyere sahibim. Her şey üniversite yıllarımda fotoğrafçılığa olan sevgimi keşfetmemle başladı. Bu işin teknik yönlerini de orada öğrendim. Spor fotoğrafçılığına olan tutkum ise üniversitede düzenlenen spor etkinlikleri sırasında sahadaki anları görüntülemeye başlamamla alevlendi. Daha sonra İspanya'nın önde gelen gazetelerinden Diario Marca'ya katılarak profesyonel yolculuğuma adım attım. Futbol, tenis, golf ve hatta İspanya Olimpiyat Komitesi adına görev aldığım Olimpiyat Oyunları da dahil olmak üzere çeşitli spor dalları ve etkinliklerinde çekim yapma fırsatı buldum.
Kısa bir süre önce de yeni Sony Alpha 9 III'ü test etme ayrıcalığına eriştim ve bu fotoğraf makinesinin yapabildikleri kısaca akıl almaz diyebilirim. Mevcut Alpha 1 makinemdeki 30 fps çekim hızının, severek yaptığım dinamik spor fotoğrafçılığı için daima ideal bir tercih olduğunu düşünmüşümdür. Sonra bir anda bunun 4 katı hızda çekim yapan bir fotoğraf makinem oldu, üstelik tam otomatik netleme özelliği de var. Bu, aksiyonun tam anlamda zirveye ulaştığı anları yakalayabileceğim anlamına geliyor çünkü yakalamak istediğim önemli bir an olduğunda büyük fark yaratabilecek ekstra kareler elde edebileceğim.
Gözüme çarpan bir diğer özellik de fotoğraf makinesinin kapalı alan sporları ve akşam etkinlikleri için büyük önem taşıyan olağanüstü düşük ışık performansı oldu. ISO'yu 16.000'e çıkardığımda bile ayrıntı düzeyi yüksek, temiz ve net görüntüler elde ettim. Birkaç yıl önce böyle bir ayarın mümkün olduğunu bile düşünmezdim.
Aydınlatma koşulları fark etmeksizin her zaman yüksek kaliteli fotoğraflar çekebiliyorum. Ayrıca makinenin ergonomisi ve üretim kalitesi de uzun çekim süreçlerinde rahat kullanım sağlıyor.
Sony fotoğraf makinelerindeki otomatik netleme sisteminin hızı ve hassasiyeti beni her zaman memnun etmiştir ve her yeni fotoğraf makinesinde bu sistem daha da iyi hâle geliyor. Alpha 9 III ise gerçekten de çok üst düzey bir makine. 150'lik ve 200'lük seri çekimler yaparken zayıf ışıkta bile tüm fotoğraflar son derece netti.
Spor fotoğrafçılığı gibi rekabetin yüksek olduğu bir alanda, yalnızca otomatik netlemede değil aynı zamanda hız ve düşük ışık konusunda da üstün performans sunan bir fotoğraf makinesi kullanmak önemlidir. Böyle bir imkâna sahip olmak, fotoğrafçıların daha kaliteli çalışmalar ortaya koyup fark yaratmasını ve izleyicilere daha sürükleyici bir deneyim sunmasını sağlayabilir.
Yaptığım bu ilk denemelerde özellikle Sony HVL-F60RM2 flaş ve Sony FE 400mm f/2.8 GM OSS, FE 70-200mm f/2.8 GM OSS II ve FE 50mm f/1.2 GM lensler başta olmak üzere çeşitli Sony lenslerini ve aksesuarlarını kullandım.
Bu lensler için netleme uzaklığı seçerken stratejik düşündüm. Uzaktaki hareketleri olağanüstü netlikte yakalayabilmemi sağlayan 400mm lens, sahadaki yüksek hızlı nesneleri yakalamak için ideal bir seçim olduğunu kanıtladı. Öte yandan 70-200mm de çok yönlülük sağlayarak fotoğrafları yaratıcı bir şekilde kadrajlamama ve değişen koşullara uyum sağlamama yardımcı oldu.
Küresel deklanşörün en büyük avantajlarından biri flaşın senkronize olabileceği en yüksek deklanşör hızı için bir sınır olmamasıdır. Kaykaycıyı hareketinin ortasında yakalamak isterken, karanlık gökyüzünün ve gün batımının yarattığı dramatik havayı da arka planda tutmak istedim. İstediğim görüntüyü elde edene kadar bir dizi fotoğraf çekerek deklanşör hızını düşürmeye devam ettim ve sonunda 1/16.000 saniyede karar kıldım.
Bu fotoğraf makinesi fotoğrafçılığa hevesli olan kişilerin becerilerini geliştirmelerine ve spor fotoğrafçılığında başarıya ulaşmalarına yardımcı olabilecek mükemmel bir araç. Çarpıcı anları yakalama sürecini kolaylaştırarak fotoğrafçılığı yeni nesil yetenekler için daha erişilebilir kılıyor.