alaca karanlıkta elinde sony fx3 fotoğraf makinesi tutan adam

Prodüksiyon Profili | The Creator

Gareth Edwards

Gareth Edwards uzun zamandan beri yalın ve hareketli film yapımı anlayışını desteklemiş ve uygulamıştır. İlk uzun metrajlı filmi Monsters, 500.000 doların altında bir prodüksiyon bütçesiyle çekildi ve dizüstü bilgisayarda kurgulandı. Dolayısıyla son eseri The Creator'ın en başından beri "tüketici dostu" ve piyasada kolayca bulunabilen ekipmanlarla hayata geçirildiğini öğrenmek hiç de şaşırtıcı olmadı.

Tabii bu demek olmuyor ki söz konusu projenin hiçbir iddiası yok. Filmde devasa savaş sahnelerinden rüya gibi fütüristik teknolojilere kadar alışılmış mega bilim kurgu filmlerine özgü pek çok unsur bulunuyor. 2070 yılında Los Angeles'taki nükleer bir patlamayla birlikte yapay zekâya karşı başlatılan savaşın 15 yıl sonrasında geçen hikâye, özel kuvvetlerde görev yapmış eski bir ajanın (John David Washington) başından geçenleri anlatıyor. Tehlikeli bir göreve atılarak, savaşın sonunu getirebilecek bir silahın yaratıcısını bulmakla görevlendirilir. Bu silaha hangi taraf sahip olursa zafer onun olacaktır. Bunun tüketici dostu araçlarla çekilen bir filmin konu özeti olduğunu düşünmek zor.

Edwards projeyi ve hedeflerini Star Wars filmi Rogue One'da birlikte çalıştığı görüntü yönetmeni Greig Fraser, ASC ACS ile masaya yatırmış. İkili kısa süre sonra film için Sony'nin FX3 fotoğraf makinesini kullanmaya karar verdi. Üstelik bu fotoğraf makinesi, tipik Hollywood sinema kameralarının bir günlük kiralama ücretinden bile daha ucuza satılıyor.

2 adam sony fx3 fotoğraf makinesinin ekranını inceliyor

Greig Fraser ASC ACS and Oren Soffer | Glen Milner © 2023 20th Century Studios

Ancak pandeminin yol açtığı çok sayıda aksaklığın ardından Fraser prodüksiyona baş görüntü yönetmeni olarak katılamadı. Kendisinin yerine çok sayıda klip, kısa film ve uzun metrajlı anlatı filmlerine imza atmış, etkileyici bir görüntü tarzına sahip genç film yapımcısı Oren Soffer'ı getirdi.

FX3'ü fotoğraf makinesi gövdesine yerleştirilmiş küçük bir video kamera olarak gören Soffer, bu ekipman seçimine oldukça şaşırdı. Prodüksiyon bütçesi 80 milyon dolar olan uzun metrajlı bir film için kendisinin ilk ekipman tercihi muhtemelen bu olmazdı. Fakat Fraser'ın çektiği test görüntülerini izledikten sonra Soffer büyük bir şaşkınlık yaşadı. FX3'ün bir Hollywood prodüksiyonu için gerekli olan görüntü kalitesi ihtiyaçlarını karşılayabileceğini anlamıştı: "Bu fotoğraf makinesiyle inanılmaz görüntüler elde edebiliyorsunuz... Gözlerime inanamadım."

gareth edwards sony fx3 fotoğraf makinesiyle bir sahneyi çekiyor

Gareth Edwards | Glen Milner © 2023 20th Century Studios

Ay ışığında bile olağanüstü görüntüler

Test çekimlerinin Soffer'ı çok etkilemesinin yanı sıra, kendisi de filmin ana çekimlerinin yapılacağı Tayland'da bizzat test çekimleri yapma fırsatı buldu. Oradaki testler sonucunda, düşük ışık koşullarında yüksek performans gösteren FX3’ün daha pahalı olan diğer sinema kameralarını geride bıraktığını gördü.

Soffer ay ışığında test çekimleri yaparak herhangi bir ek aydınlatma olmadan güzel gece sahneleri yakalamayı başardı. Soffer yoğun çalışma programı nedeniyle ana çekimlere yönelik testler gerçekleştiremese de FX3'ün yüksek hassasiyeti sayesinde alaca karanlık ve akşamüstü saatlerinde büyüleyici sahneler çekebildi.

Hatta bu düşük ışık özelliğinden yararlanarak her gün daha kısa sürede daha fazla çekim yapılabildi. Edwards ve Soffer çekimler için fazladan 15-20 dakikalık bir alaca karanlık süresine sahip olduklarını fark ederek, birçok görüntü yönetmeninin hayranlık duyduğu o büyüleyici "mavi saat" zamanını uzatmış oldular. Askerlerin denizden çıkıp loş bir gece karanlığında sahile yürüdüğü filmin açılış sahnesi de bu uzun alaca karanlık çekimlerinden elde edilmiş.

Filmin ilerleyen bölümlerinde, Bangkok'taki Rosewood Hotel'in şehre tepeden bakan üst katlarında çekilmiş çarpıcı bir çatışma sahnesi var. Bu sekans yalnızca dışarıdan odaya süzülen ve aksiyon sahnesi için eşsiz bir hava yaratan şehir ışıkları kullanılarak çekildi. Bu da FX3'ün ışık hassasiyeti seviyesine sahip olmayan bir kamerayla mümkün olamazdı.

uzun bir boom ile mikrofon tutan adam

Glen Milner © 2023 20th Century Studios

Kompakt, bütçe dostu sanatsal çalışmalar

Edwards ve Soffer için görüntü kalitesi son derece önemli olsa da FX3'ün kompakt tasarımı bu film yapımcıları için daha fazla avantaj sağladı. Edwards filmlerinde genellikle kamerayı kendisi tutup kullanmayı tercih ettiği için FX3'ün boyutu ve yapısı tam da onun çekim tarzını destekliyor. Büyük destek düzenekleri ve hantal ekipmanlar yerine genellikle hafif gimbal araçları kullanıldığı için uzun çekimler çok daha rahat yapılabildi. Sonuç olarak çekimlerin yaklaşık yarısı bu şekilde elde yapıldı, geri kalan kısmın büyük bölümü ise küçük bir kamera arabası veya kamera vinci kullanılarak gerçekleştirildi.

FX3'ün fiyat düzeyi bir başka avantajı da beraberinde getirdi: Prodüksiyon bütçesi birçok parça satın almaya yetecek durumdaydı. Bunlar daha sonra drone da dahil olmak üzere çeşitli ekipmanlara monte edilerek değerli bir zaman tasarrufu sağlandı ve ekibin yoğun prodüksiyon programında daha hızlı hareket etmesine olanak tanındı.

alaca karanlıkta çalışan film ekibi

Oren Soffer © 2023 20th Century Studios

Özetle, hızlı film yapım tarzı ile Soffer'ın doğal ışık kullanma becerisi birleşince ortaya çarpıcı bir film deneyimi çıkmış. Edwards'ın bu yeni projesi, Blade Runner gibi klasik bilim kurgu filmlerini anımsatan canlı bir enerjiye ve gerçekçi görüntülere sahip. Ayrıca "tüketici dostu" film yapım araçlarının büyük sinema projeleri için kullanılabileceğini ve film yapımcılarına yaratıcılık konusunda yeni imkânlar sunabileceğini de ortaya koyuyor.

İlgili hikâyeler

α Universe bülteninizi almak için kaydolun

Tebrikler! α Universe bültenine başarıyla abone oldunuz

Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin

Üzgünüz! Bir hata oluştu

Tebrikler! Başarıyla abone oldunuz