Bugüne kadar çok sayıda canlı müzik performansının görüntü yönetmenliğini üstlenen Nik Minns, çok sayıda kamerayla çekilen, karmaşık prodüksiyonlar konusunda oldukça bilgili. Ed Sheeran’ın Sapphire şarkısı için çektiği video klibi ise en fazla bu kadar farklı olabilirdi. Yalnızca bir FX3 ve gövde montajıyla, yönetmen Liam Pethick eşliğinde Sheeran’ı Hindistan’ın dört bir yanında takip eden Minns, tanık olduğu renk cümbüşünü ve neşeyi çektiği görüntülere yansıttı.
Sapphire’deki bariz Hint müziği etkisini kabul eden Minns, “ Hindistan'ın yemeklerden insanlara ve manzaralara uzanan otantik bir mozaiğini oluşturmak mantıklıydı." diyor. Bir Tove Lo klibinden ilham alan Minns ve Pethick, sürekli kendisine bakacak şekilde gövdesine monte edilmiş bir kamerayla Sheeran’ı bu mozaiğin merkezinde tutmayı seçti. Tercih edilen yaratıcı yaklaşım, kamera ihtiyaçlarını da iyice netleştirdi: “Güvenilir görüntüler elde edeceğimiz, basit, hafif ve dayanıklı bir şeye ihtiyacımız vardı.” Neredeyse tüm kariyeri boyunca Sony ile çekim yapmış biri olarak Minns, FX3'ün tüm bunları karşılayacağını biliyordu.
Güzel anları güzel renklerle yakalamakÇekimler, Sheeran'ın Mathematics Tour'unun altı duraklı Hindistan ayağında performanslar ve provalar arasında gerçekleşti. Yerel bir prodüksiyon şirketi, Minns ve Pethick’ten “bir şehir önde” çalışarak hareketli ara sokaklardan kriket sahalarına uzanan mekanları önceden belirliyordu. Bununla beraber, şans eseri yakalanan anlara da bolca yer bırakılmıştı. Sheeran’ın, Arijit Singh’in mopetinin arkasında çekilen görüntüleri tamamen plansızdı ve büyüleyiciydi: Spotify’da en çok takip edilen ilk üç sanatçıdan ikisi, Singh’in memleketinde birlikte gezinirken bir yandan da birlikte şarkı söylüyordu. Bu denli hızlı tepki gerektiren, çevik bir çekimde ekipmanın minimal ve kurulumunun hızlı olması şarttı. Minns, FX3’ün Hızlı Hibrit AF sistemi sayesinde netliği her zaman anında yakalayabiliyordu. Ayrıca, Sheeran ile kamera arasındaki mesafe sabit kaldığı için her çekimde netliği kilitleyebiliyordu. Tüm bu süreçte FX3’ün ısı dağıtma sistemi, yüksek tempolu 4K çekim boyunca cihazı serin tuttu. Minimal ekipman (ve ağırlık) ihtiyacı düşünüldüğünde, FX3’ün dahili yetenekleri öne çıktı. 4K çözünürlükte, 4:2:2 renk ve 10-bit renk derinliğiyle kayda alınan görüntülerin her biri zengin detaylar ve çarpıcı renkler içeriyordu. Bu durum, post prodüksiyonda gerçek bir esneklik elde etmek için fazlasıyla yeterli veri sundu. “Neredeyse tüm kariyerim boyunca Sony kameralar kullandım. Onlardan aldığım görüntüye güveniyorum.” diyen Minns ekliyor: “Bu kameralarla post prodüksiyonda birçok şey yapabiliyorsunuz.” Sony’nin S-Cinetone renk teknolojisi bunun önemli bir parçasıydı; ten tonlarını doğal gösterirken renk derecelendirmesinde ince ayar için gereken veriyi de koruyordu. Minns ve Pethick, post prodüksiyonda ellerinin altında bolca seçenek olacağını bilerek, Sheeran’ın Hindistan’ı keşfine dair olabildiğince fazla canlı görüntü kaydetti.
Çekim programı boyunca Minns doğal ışığı tercih etti ve çekimlerin yaklaşık %80’inde bu ışıktan yararlandı. Kalan %20'lik kısımda ise Sheeran üzerinde yumuşak bir ana ışık olarak tek bir RGB tüp kullanıldı. Bu tercih, ışık hassasiyetini ve düşük ışık performansını kritik hale getiriyordu. Olağanüstü full frame sensör ve 15’ten fazla stoptan oluşan dinamik aralık sayesinde FX3, ister akşamın gölgesinde ister göz kamaştırıcı güneş ışığında olsun, renk ve heyecan dolu her anı kusursuzca yakaladı. Sonuç olarak FX3; sinematik 4K görüntüleri ve olağanüstü renk yakalamayı, inanılmaz derecede kompakt ve hafif bir gövdede kusursuzca bir araya getirdi.